YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35502
KARAR NO : 2017/29491
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 10/03/2007 tarihinde çalışmaya başladığını, çalıştığı süre boyunca her gün yaptırılan fazla mesai ve haklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, fazla çalışmanın varlığının ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının giriş ve çıkış saatlerinin belli olduğunu, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği yönündeki iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davalı işverence dosyaya işe giriş çıkış saatlerini gösteren parmak okuma sistemi kayıtları sunulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kayıtların imzasız olduğu gerekçesi ile değerlendirilmediği, davacı tanık beyanları esas alınarak fazla mesai ücretinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak davacının delil olarak işverenin sunduğu işe giriş çıkış saatlerini gösteren kayıtlara dayandığı, sunulan kayıtlara yönelik bir itirazı olmadığı, kaldı ki dinlenen davacı tanıklarının da işverene karşı dava açtığı sabit olup; başka delillerle desteklenmeden tek başına husumetli tanık anlatımına itibar edilmesi hatalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere çalışmanın kayıt altına alındığı durumlarda tanık anlatımına itibar edilemez. Bu sebeple öncelikle davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken kayıt olan dönem kayda göre hesaplanmalı, kayıt olmayan dönemler ise kayıtlarla uyumlu tanık beyanlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Anılan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.