Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/35503 E. 2017/29493 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35503
KARAR NO : 2017/29493
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 12/04/2007 tarihinde çalışmaya başladığını, çalıştığı süre boyunca her gün yaptırılan fazla mesai ve haklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, fazla çalışmanın varlığının ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının giriş ve çıkış saatlerinin belli olduğunu, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği yönündeki iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fazla mesai ücretinin davacı tanık beyanları esas alınarak davacının kış aylarında 6 saat, yaz aylarında 9 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak dinlenen davacı tanıklarının işverene karşı dava açtığı sabit olup; başka delillerle desteklenmeden tek başına husumetli tanık anlatımına itibar edilemez. Davacı ile birlikte aynı işi yapan ve davacının da tanık olarak dinlendiği Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan 2015/35501 ve 2015/35502 esas sayılı dosyalarda davalı işverence işe giriş çıkış saatlerini gösterir bir kısım kayıtların sunulduğu görülmektedir. Taraflar da delil listesinde giriş çıkış (pdks kayıtları) kayıtlarına dayanmıştır. Giriş – çıkış kayıtları fazla mesainin ispatı noktasında yazılı delil niteliğindedir. Bu itibarla Mahkemece 6100 sayılı Kanun’un 220. maddesine göre davalı tarafa ilgili kayıtları sunmak üzere kesin süre verilmesi, ilgili belgeleri ibraz etmediği veya aynı sürede hakkında kabul edilebilir bir mazeretini delilleriyle birlikte sunmadığı taktirde davacı tarafın sözkonusu alacak kalemlerine ilişkin beyanının kabul edilebileceğinin ihtar edilmesi, belgeler toplandıktan sonra buna göre asıl alacak miktarının tespit edilmesi, davalı tarafça süresinde ilgili belgeler ibraz edilmediği taktirde ise aynı işyerinde aynı işi yapan çalışanlar açısından işyeri çalışma şartlarının aynı olmasının kabulü gerekeceği gözetilerek emsal dosyalarda tespit edilen ortalama çalışma süreleri esas alınarak fazla mesai alacağı hesaplanmalıdır. Anılan yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.