YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35674
KARAR NO : 2016/1879
KARAR TARİHİ : 25.01.2016
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalılar bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, ücretlerinin düzenli ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 10.12.2014 tarihinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmıştır. Anılan Kanun’un 114/g. maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. 115/2. maddesinde ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verilirek, bu süre içerisinde noksanlık giderilmezse davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenleme 324. maddedeki delil ikamesi avansı kuralı ile birlikte değerlendirilmeli ve dava şartı olan gider avansı, delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınmalıdır. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansı birbirinden ayrılmalı, delillerin ikamesi için alınacak avans gider avansı içinde yer almamalıdır. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi 6100 sayılı Kanun’un 324. maddesi düzenlemesi karşısında mümkün değildir.
Somut olayda, davacı Diyarbakır İş Mahkemesi aracılığı ile dava açarken 460,00 TL gider avansını PTT’den göndermiş ancak bu avans dosyaya yansımamıştır. Mahkemece gider avansının yatırılması konusunda çıkartılan muhtıra, 29.01.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili 02.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile davayı açarken gider avansını yatırdıklarına ilişkin makbuzu ibraz etmiştir. Ardından 03.02.2015 tarihinde PTT aracılığı ile yeniden 460,00 TL gider avansı yatırılmıştır.Bunun da dosyaya yansımaması üzerine davacı vekili 01.04.2015 tarihinde aynı miktarda avansı mahkeme veznesine ödemiştir. Mahkemece dava, gider avansının verilen kesin süre içerisinde ödenmemesi nedeni ile usulden reddedilmiştir. Ancak muhtıra, hakim imzasını taşımaması ve gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemler kalem kalem açıklanmadan, her bir kalemin miktarı ayrı ayrı gösterilmeden hazırlanması nedeni ile kanunun aradığı yönteme uygun değildir. Bu sebeple hukuki sonuç doğuracak nitelikte de değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının gider avansını süresi içerisinde yatırdığının kabulü ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın usulden reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.