Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/6348 E. 2016/7546 K. 10.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6348
KARAR NO : 2016/7546
KARAR TARİHİ : 10.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Dava, yapılan intibakın yanlış olduğunun tespiti, ücret farkı, yıpranma prim farkı, kanuni ilave tediye farkı ile akdi ilave farkı alacaklarının ödetilmesi isteğine ilişkindir. Davalı vekili tarafından kararın 23.07.2014 tarihli dilekçe ile temyiz edilmesi üzerine mahkemece 09.12.2014 ek karar ile “kararın miktar yönünden kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle temyiz talebinin reddine” karar verilmiştir. Söz konusu karar alacak talebi dışında intibak işlemlerinin yapılması isteminin de kabulüne ilişkin olup, temyizi kabildir. Mahkemece verilen 09.12.2014 tarihli ek kararın belirtilen sebeple BOZULARAK ORTADAN KALDIRILARAK, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının sendika üyesi olduğunu, mevsimlik çalıştığı günlerin kıdemine eklenerek intibak işlemlerinin yapılmasını ve ilave alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı şüphesizdir. Davacı; sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği tarihi, çalışma süresini, en son ödenen ücreti bildiğine göre uyuşmazlık konusu yevmiye ve ikramiye farkı ile yıpranma primi alacaklarını, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumdadır. Bu halde talep edilen alacak kalemleri belirsiz alacak değildir. Dava konusu edilen alacakların gerçekte belirlenebilir alacak olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri anlaşılmakla, hukuki yarar yokluğundan davanın usülden reddi gerekirken, yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dosya münderecatından, zabıtlara geçirilen ve bilirkişi tarafından incelendiği belirtilen bir kısım evrakların dosya arasında olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının sendikaya üyelik evrakı, … kayıtları ile şahsi dosyasının ve intibak işlemlerine ilişkin belgelerin eksiksiz şekilde ikmali sağlanmadan karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.