Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/25447 E. 2016/26069 K. 29.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25447
KARAR NO : 2016/26069
KARAR TARİHİ : 29.11.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Taraflar arasındaki, banka zararının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.06.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … ile davalı … Mercimek adına vekili Avukat … geldiler, davalı …, … ve … adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi ve eksikliğin giderilmesi için mahkemesine geri çevrilerek, eksiklik giderildikten sonra dosya yeniden Dairemize gelmekle, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, yönetim ve denetimi …’na devredilen Yurtbank A.Ş.’nin, Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiğini, ardından imzalanan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince Sümerbank A.Ş.’nin külli halefiyet prensipleri çerçevesinde Oyakbank A.Ş. ile devren birleştirilmesine karar verildiğini, Sümerbank A.Ş.’nin tüm yükümlülüklerinin ise … tarafından üstlenildiğini, davalıların eski Yurtbank A.Ş. Denizli Şubesi çalışanları olduğunu, banka yönetiminin …’na devredildiği tarihlerde, davalıların, Kıbrıs’ta kurulu bulunan dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’nin mudilerine usulsüz ödemeler yaptıklarını, bankanın hiçbir şekilde kanuni sorumluluğunda olmayan Yurt Security Off Shore Bank Ltd.’nin mudilerine yapılan usulsüz ödemeler sebebiyle banka zararının meydana geldiğini ileri sürerek, 88.419,00 TL alacağın faiziyle birlikte hüküm altına alınması talep edilmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, banka çalışanlarının usulsüz bir ödeme işlemi olması ihtimalinde, öncelikle usulsüz ödemeden dolayı haksız menfaat sağlayan üçüncü kişilerin takip edilmesi ve bu takip sonucunda da alacağın tahsil edilememiş olması gerektiği, davacının ise bu yönde bir işlem yaptığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın zamansız açıldığı kabul edilerek reddine karar verilmiştir.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddelerinde, haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu kabul edilmiştir. Aynı düzenleme, yürürlükteki 6098 Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesinde de yer almaktadır. Bu kapsamda, davalılar dışında dayanışmalı olarak başka sorumluların da bulunması, davalıların sorumluluğuna başvurulmasına engel değildir. İddiaya konu alacak için, davalılara başvurulmadan önce, diğer sorumluların takip edilmesi gibi bir ön şartın varlığından da söz edilemez. Anılan sebeplerle, mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın zamansız açıldığı kabul edilerek reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Esasa girilerek, iddia, savunma, deliller değerlendirilmeli ve bir karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı sebepten kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.