Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/27919 E. 2017/28854 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27919
KARAR NO : 2017/28854
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının belediyede işçi kadrosu ile 09.06.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, zabıta amirliğindeki çalışmalarının 08.00-03:00 arası olduğunu, çalışmalarının 15 saate kadar çıktığını, yaz aylarında 19 saat çalıştığını fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmediğini beyanla fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davacıya hakedişlerinin eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Ulusal bayram genel tatil ücreti yönünden de aynı ilkeler geçerlidir.
Somut olayda; davalı işverence 15.12.2010 tarihinden fesih tarihinde kadar bordro ve puantajlar sunulmuştur. Bordrolarda 20-30 saat arası aylık fazla mesai tahakkuku ve bazı dini bayramlarda 2013/11, 2013/8, 2012/10, 2012/8, 2011/8, ödeme de gözükmektedir. Fazla çalışma yönünden 2010/12. ay 20 saat, 2011/2., 3.,4,, 5.,6,,7., ayda 20 saat, 8. ayda 30 saat, 9 ve 10. ayda 24 saat, 11 ve 12. ayda 12 saat, 2012/ 2,3. ayda 12 saat, 5. ayda 32 saat, 6-12. aylarda 20 saat, 2013/1-11. aylarda 30 saat, 2014/1 ve 2.ayda 25 saat fazla çalışma karşılığı ücretinin tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Davacıya ait banka kayıtları araştırılarak bordrolardaki miktarın ücretiyle ödenip ödenmediği belirlenmeli ve ödeme mevcut ise imzasız bordrolaradaki bu miktarlar mahsup edilerek davacının alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.