YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5319
KARAR NO : 2017/16656
KARAR TARİHİ : 07.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının 01 Nisan 2006 tarihinden 23 Eylül 2013 gününe kadar davalı … Üniversitesinin Hastanesinde radyoloji teknisyeni olarak çalıştığını, bir kısım alacakların ödenmediğini, bu nedenle iş akdinin müvekkili tarafından sonlandırıldığını belirterek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, şua izni, ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdine kendisinin son verdiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı işyerinde çalışma süresinin 4857 sayılı Yasanın 63. maddesine uygun olarak 7,5 saat olduğunu, 1 saat ara dinlenmesi bulunduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığını, cumartesi günleri saat 12’den sonra izin kullandırıldığını, davacı ile yapılan sözleşme uyarınca haftalık 41,5 saat çalışma süresi belirlendiğini, fazla çalışma alacağının bulunmadığını, şua izninin kamu görevlileri ile ilgili olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olmadığını, nöbet tutanlara da %100 zamlı ücret ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
3-Taraflar arasında şua izni ve fazla mesai ücreti hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili radyoloji teknisyeni olan davacının zararlı ışınlara maruz kaldığını iddia ederek şua izni ile günlük 5 saatten fazla çalıştırılamayacağını ileri sürerek fazla mesai ücreti talep etmiştir. Mahkemece şua izni ile fazla mesai ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili davacının radyoloji teknisyeni olmasına rağmen taraflar arasındaki sözleşme uyarınca günde 7,5 saat çalıştığını, haftalık çalışma süresinin 41,5 saat olduğunu 1 saat ara dinlenme kullandığını, bununla beraber davacının Üniversitede görev yaptığı süre içinde haftalık çalışma süresinin 35 saati geçmediği, bu nedenle fazla mesai alacağının bulunmadığını, şua izni düzenlemelerinin kamu görevlileri ile ilgili olduğunu, Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Hastane Hizmetleri Başkan Yardımcılığının 27.11.2012 tarih ve B.10.1.TKH.0.622/3750 sayılı yazısından da anlaşıldığı üzere hangi cihazların radyasyon kaynağı sayıldığının ifade edildiğini, diğer yandan MR cihazlarının iyonlaştırıcı radyasyon üreten cihazlar olmadığını, kullanan personelde radyasyon görevlisi sayılmadığının belirtildiğini, davacının Türkiye Atom Enerjisi Kurumu dozometre ölçüm raparolandanda anlaşılacağı gibi çalışmalar yasal sınırlar içerisinde yapıdığından şua izni alacağı bulunmadığını ifade etmiştir.
Gerçekten de Mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadığı sadece tanık anlatımları ile sonuca gidildiği görülmektedir. Oysa ki radyoloji teknisyeni olarak çalışan davacının yapığı iş icabı ışınlara maruz kalması ihtimal dahilinde ise de 3153 sayılı Kanun, bu Kanun hükümlerinin uygulanması için çıkarılan Nizamname ile 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Radyasyon Güvenliği Tüzüğü ve Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ile 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 3153 sayılı Yasanın Ek.1. maddesine göre yürürlüğe konulan “Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyonla Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının sürekli denetimli alanlarda veya radyasyon kaynakları ile çalışıp çalışmadığı, denetimli alanlarda veya radyasyon kaynağı olan cihazlarla çalışıyorsa maruz kalabileceği radyasyon dozunun yönetmelikte belirlenen toplum bireyleri için öngörülen dozun üstüne çıkma olasılığının bulunup bulunmadığı hususlarının netleştirilmesi şarttır. Konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişiler katılımı ile mahallinde keşif yapılarak davacının çalıştığı dönemdeki çalışma koşullarına göre şua izninden yararlanmasını gerektirecek şekilde çalışıp çalışmadığı tespit edilmelidir. Kaldı ki fazla mesai ücreti hesabına ilişkin raporda denetime elverişli değildir. Davacının şua izninden yararlanmasını gerektirecek şekilde çalışması tespit edilmesi halinde şua izin ücreti ve fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 07.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.