Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/839 E. 2018/25533 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/839
KARAR NO : 2018/25533
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin noter başkatibi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin noterin yaş haddinden emekli olması ve noterliğin kapanması sonucu sona erdiğini, tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplandığını, söz konusu tazminat miktarlarından davacının, müvekkiline olan borcu mahsup edildikten sonra ödenmesi gereken alacağın kalmadığını, aksine borcu bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesi uyarınca, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, karar gerekçesinde 08/05/2014 ve 28/10/2014 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edildiği açıklanmış olmasına karşın, 30/03/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm sonucu tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu suretle, gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki oluşturulması, 6100 sayılı Kanun’un 298/2. maddesine aykırıdır.
Diğer taraftan, davalının, davacıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği miktar bakımından açtığı alacak davasının … 35. İş Mahkemesi’nin 2016/1206 esas sırasında derdest olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dava ile söz konusu davada verilecek kararlar, birbirini etkileyecek niteliktedir. Bu halde, 6100 sayılı Kanun’un 166. maddesi kapsamında, davalar arasında bağlantı bulunmasına göre, davaların birleştirilerek birlikte neticelendirilmesi gerekliliği dikkate alınmalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.