YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10500
KARAR NO : 2017/15898
KARAR TARİHİ : 04.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin ilave tediye, ikramiye, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, kıdem zammı, sorumluluk zammı, yakacak yardımı, aile ve çocuk yardımı, öğrenim yardımı, yemek bedeli, bayram harçlığı, giyim ve koruyucu eşya yardımı, temizlik yardımı, ücret zam farkı, gece zammı, kıdemli işçiliği teşvik primi ve sosyal yardım alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, davalı vekilince süresinde, davaya ve ıslaha karşı zamanaşımı savunması ileri sürülmüştür. Mahkemece, davaya karşı zamanaşımı savunması nazara alınmıştır. Ancak, “davacının hak kaybı nazara alınarak davalı vekilinin ıslah zamanaşımı talebinin reddi” şeklindeki gerekçeyle, ıslaha karşı zamanaşımı savunması yerinde görülmemiştir.
Islaha karşı zamanaşımı savunmasının süresinde ileri sürülmesine göre, kabule konu alacakların ıslaha karşı zamanaşımı savunmasından etkilenip etkilenmediğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, hukuksal dayanaktan yoksun olan yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Hüküm sonucunun “4” numaralı bendinde, 360,54 TL tutarında hüküm altına alınan alacağın, “ilave tediye ve ikramiye alacağı” olduğu belirtilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, söz konusu tutar ilave tediye alacağıdır. İlave tediye alacağı, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun’dan kaynaklanmaktadır. Kanuni bir hakkın toplu iş sözleşmesinde de düzenlenmiş olması, söz konusu alacağa işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasını gerektirmez. Anılan sebeple, ilave tediye alacağına kanuni faiz işletilmesi gerekirken, işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesi yerinde değildir.
4-Hüküm altına alınan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği ve fakat talebin işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı olduğu nazara alındığında; bu alacağa, işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranını geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması bir diğer hatalı yöndür.
Yukarıda yazılı sebeplerden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.