Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/11390 E. 2017/26320 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11390
KARAR NO : 2017/26320
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesini muvazaaf askerlik nedeni ile feshettiğini belirterek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Üniversite vekili davanın husumet ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının şirketlerinde çalışma süresinin sekiz ay olduğunu ve tüm haklarının ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalı şirket yönünden açılan davanın reddine, Üniversite yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işyeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile son alt işverenin kıdem tazminatı alacağından asıl işveren Üniversite ile birlikte sorumlu tutulup tutulmayacağı konusundadır.
İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarda ise, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu olduğu aynı Kanun’un 3. fıkrasında açıklanmış ve devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
6552 sayılı Kanun ile 4857 Sayılı İş Kanununun 112. maddesine eklenen ikinci fıkrada;” 04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;
a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,
b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. “düzenlemesine yer verilmiş ve 11.09.2014 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı, davalı üniversitede bünyesinde en son davalı şirket nezdinde çalışmış ve askerlik nedeni ile iş sözleşmesini feshetmiştir. Mahkemece, 6552 Sayılı Kanun gereğince kıdem tazminatından davalı üniversitenin sorumlu olduğu belirtilerek, son alt işveren şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan ve 6552 Sayılı Kanun ile İş Kanunu 112. maddesine eklenen düzenleme, kamu kurumlarının kıdem tazminatından sorumluluğunu düzenlemekle birlikte alt işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Bu sebeple son alt işveren yönünden davanın reddedilmiş olması hatalıdır. Ancak, somut olayda, davacı tarafın kararı temyiz etmemiş olması da gözetilerek, yalnız asıl işveren Üniversitenin rücu ilişkisini etkilememesi bakımından son alt işverenin, asıl işveren ile müştereken sorumluluğu bulunduğuna karar verilmesi gereklidir. Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, 22.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.