YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11938
KARAR NO : 2017/18538
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili, müvekkilinin Büyüktatlı Belediyesinde çalıştığını belirterek anılan belediyede çalıştığı dönem içerisinde ödenmeyen ücret alacakları ile Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 6360 Sayılı Kanunun geçici 1/13. maddesi gereğince davaya karşı Afşin Belediyesine karşı devam edilmiş, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz süresinin tefhimle başladığı, davacının tefhim tarihinden itibaren kanuni süre içerisinde kararı temyiz etmediği gerekçesi ile 22/04/2015 tarihli ek kararla davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici 1. maddesi uyarınca, yürürlüğü devam eden, 5308 sayılı Kanun’la değişikliğe uğramadan önceki 8. maddesi hükmü uyarınca, iş mahkemesinden verilen kararlar, yüze karşı verilmişse tefhimi, yoklukta verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 321. maddesinin 2. fıkrasında, “Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hallerde, hakim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu sebeple, basit yargılamada 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesindeki unsurları taşıyan hükmün, 6100 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca gerekçeli olarak açıklanması zorunludur.
Somut olayda, hüküm davacı vekilinin hazır olduğu celsede tefhim edilmiştir. Ancak, hükme ilişkin tüm hususlar gerekçesi ile birlikte açıklanmadığından, tefhim, 6100 sayılı Kanunun 321. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüzdür. Bu halde, temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacaktır. Davacı vekili, gerekçeli kararın, 09.04.2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, kanuni süresi içerisinde, 17/04/2015 tarihinde kararı temyiz etmiştir. Bu halde, temyiz süresinde olup, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek karar usul ve kanuna aykırıdır. Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile temyiz isteminin reddine dair mahkeme ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.