YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13819
KARAR NO : 2017/16006
KARAR TARİHİ : 04.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında … İş Mahkemesinden verilen 03.12.2014 tarihli ve 2014/304 esas, 2014/549 karar sayılı kararın davacı avukatınca temyizi üzerine Dairemizce 23.03.2015 tarihli ve 2015/8327 esas ve 2015/11241 karar sayılı ilamı ile hükmün ONANMASINA karar verilmiş, davacı vekili kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 gün ve 1987/2-520 esas, 1988/89 sayılı kararında belirtildiği üzere Yargıtay’ca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 gün ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Davacının davalı üniversite aleyhine açmış olduğu hizmet tespit davasında, davacının hizmet süresinin belirlenmesi, aralarında işçi işveren ilişkisinin olduğunun tespit edilmesi karşısında taraflar arasında hizmet akdi kurulduğu, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın maddi hataya dayanması sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, … uyruklu olduğunu, 21.04.2003 tarihinde hizmet sözleşmesi ile davalı üniversitenin güzel sanatlar fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladığını, arka arkaya belirli süreli aralıklarla ve sürekli olarak sözleşmelerinin yenilenerek 16.09.2010 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, talebine rağmen sigorta primlerinin yatırılmadığını, davalı işverenin yabancı uyruklu öğretim elemanlarının farklı bir statüye sahip olduklarını, bu nedenle sigortalı yapmayacaklarını, bu durumu kabul etmesi halinde çalışmaya devam edebileceğini aksi halde istifa edebileceğini söylediklerini, bunun üzerine 16.09.2010 tarihinde istifa edip Kocatepe Üniversitesi’nde göreve başladığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının İş Kanunu hükümlerine göre işçi olarak çalıştırılmadığını, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davacının istifa edip ayrıldığını, kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, fazla çalışmasının olmadığını belirterek , davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda mahkemece, davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişki; idari sözleşmeden doğan, idare hukuku ilke ve kurallarına dayanan kamu hukuku ilişkisi olduğu, bu nedenle davacının kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti istemlerinin kamu hukuku ilke ve kurallarına göre idare mahkemesince çözümü gerektiği gerekçesiyle davanın yargı yolu itibarıyla usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının davalı üniversite aleyhine açtığı hizmet tespit davasında, davacının davalı … Üniversitesi Rektörlüğü nezdinde 21.04.2003 ila 16.09.2010 tarihleri arasında olmak üzere toplam 2666 gün çalıştığı tespit edilmiş olup, mahkeme kararı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2014 tarih ve 2014/12087 esas 2014/17149 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda davacının hizmet süresinin belirlenerek taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin olduğunun tespit edilmesi karşısında taraflar arasında hizmet akdi kurulduğu, uyuşmazlığın işçi ve işveren arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkları kapsamında İş Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi