YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13838
KARAR NO : 2017/6548
KARAR TARİHİ : 28.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içerisinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi ve eksikliğin giderilmesi için mahkemesine geri çevrilerek, eksiklik giderildikten sonra dosya yeniden Dairemize gelmekle, öncelikle ek karar yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Mahkemece 14.01.2016 tarihli ek kararla, muhtıra tebliğine rağmen kanuni süre içerisinde eksik temyiz gideri ve harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, Mahkemece, eksik temyiz gideri ve harcın ödenmesi ihtaratlı muhtıra davalı vekiline 27.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekilince kanuni yedi günlük süre içerisinde 03.12.2015 tarihi itibariyle, muhtırada belirtilen meblağın ödendiği, dosyaya sunulan makbuzdan anlaşılmaktadır. Bu halde, 14.01.2016 tarihli ek karar usul ve kanuna aykırı olduğundan, davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile mahkemece verilen 14.01.2016 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının çıplak aylık ücret miktarı, hizmet döküm cetvelinde yazılı prime esas kazanç tutarları esas alınarak belirlenmiştir. Ne var ki, aylık prime esas kazanç tutarı içerisinde, çıplak aylık ücrete dahil olmayan ödemelerde yer almasına göre, söz konusu kabul hatalıdır. Dosyaya sunulmuş ücret bordrolarında gösterilen toplam tahakkuk miktarları ile hizmet döküm cetveli uyumlu olmakla, çıplak aylık ücret miktarı noktasında ücret bordroları esas alınarak sonuca gidilmelidir.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, giydirilmiş ücret miktarının hesaplanmasında, işçiye lojman tahsis edildiği nazara alınarak, kira bedeli katkısı hesaplamaya dahil edilmiş ise de, işçinin ikamet ettiği evin, işverence kira sözleşmesiyle ve bedel ödenmesi karşılığında işçiye tahsis edildiği, bordrolarda da buna ilişkin kesintilerin bulunduğu anlaşılmaktadır. İşçinin kira bedeli ödemek suretiyle konutta ikamet etmesine göre, yazılı şekilde giydirilmiş ücretin hesaplanmasında lojman menfaati eklenmesi hatalıdır.
4-Mahkemece, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik taleplerin değerlendirilmesinde, salt davacı tanıklarının beyanları esas alınmış; davalı tanıklarının ise bu yöne ilişkin bilgi ve görgüleri sorulmamış olup, bu yön hatalıdır. Anılan sebeple, davalı tanıkları yeniden dinlenilerek, çalışma düzenine ilişkin bilgi ve görgüleri sorulmalı, neticeye göre her iki taraf tanıklarının beyanları birlikte değerlendirilerek, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talepleri bakımından bir karar verilmelidir.
Diğer taraftan, dosyaya sunulan puantaj kayıtlarının bir kısmında davacının da ismi bulunmakta ise de, davacı işçinin imzasını taşımadığından bu kayıtlara itibar edilmesi mümkün değildir. Ek bilirkişi raporunda, puantaj kayıtlarında davacının isminin yer almadığına ilişkin yapılan açıklama yerinde değil ise de, söz konusu kayıtlarda işçi imzası olmadığından, neticeten belirtilen kayıtların nazara alınmaması yerindedir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.