YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16486
KARAR NO : 2017/7561
KARAR TARİHİ : 04.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak davalı tarafından feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının mazeret bildirmeksizin işe gelmediğini, istifa ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin 16.02.2015 tarihli ve 2013/31914 esas, 2015/4841 karar sayılı ilamı ile; emsal ücret araştırmasının yapılması, tarafların iddia ve savunmalarının, tanık beyanlarının ve tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilerek davacının gerçek ücretinin tespit edilmesi ve bu ücret üzerinden hesaplama yapılması ve dosya içeriğindeki hükme esas alınan 30.04.2013 havale tarihli bilirkişi raporu, davalı vekilinin inşaat yasağının mevcut olduğunu belirttiği tarih aralıkları ve bu beyan sonucu itibariyle hesaplanması gereken fazla çalışma alacak hesabı yönünden, yazılı belge ve verilere dayalı olarak somutlaştırılmadığından denetime elverişli olmadığı, bu durumda denetime elverişli şekilde ayrıntılı rapor alınması, taraflardan rapora karşı diyecekleri sorularak bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Somut olayda; bozma öncesi verilen kararı davacı taraf temyiz etmemiş olup, ücret ve yıllık izin alacağı bakımından bozma öncesi belirlenen tutar davalı lehine usulü kazanılmış hak teşkil eder. Bozma öncesinde 950,00 TL olarak belirlenen davacı ücreti, usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak bozma sonrasında 1.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre, bozma öncesinde 918,33 TL olarak tespit edilen yıllık izin alacağının bozma sonrasında 966,67 TL olarak tespit edilmiş olması isabetli olmamıştır.
3-Davacı 2006 yılında 4 aylık ve 2009 yılında mayıs ayı bakiye ücret alacaklarını talep etmiş, bozma öncesinde davalının ıslaha karşı zamanaşımı defiinde bulunması nedeniyle davacının 2006 yılındaki ücret alacağı dikkate alınmayarak, 2009 yılındaki mayıs ayı bakiye ücret alacağına, dava dilekçesinde talep ettiği 1.000,00 TL ücret alacağı eklenerek hesaplama yapılmıştır. Bozma sonrasında bu husus gözardı edilerek davacının 2006 yılı 4 aylık ücret talebi de hüküm altına alınmıştır. Bu durumda davalının ıslaha karşı zamanaşımı defii dikkate alınarak, davalının ücret konusunda usulü kazanılmış hakkı da gözardı edilmeden davacının ücret alacağının yeniden hesaplanarak buna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
4-Diğer yandan, mahkemece hüküm gerekçesinde; 3.523,46 TL net fazla çalışma ücretinin %30 hakkaniyet indirimiyle net 2.466,42 TL olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında “%30 indirim yapıldıktan sonra hesaplanan 3.523,46 TL fazla mesai ücreti alacağından, net 1000 TL’sinin dava tarihinden, bakiye net 2.523,46 TL.’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde hüküm kurulması gerekçe ve hüküm arasında çelişki meydana gelmiştir. Fazla mesai alacağı açısından bu çelişkinin de giderilmesi gerekmektedir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.