YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16525
KARAR NO : 2017/8972
KARAR TARİHİ : 18.04.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 2006 tarihinden itibaren fide yetiştiricisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 18.12.2012 tarihinde işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı… A.Ş. davacının kendi işçileri olmadığını beyanla, husumet itirazında bulunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davacının davalı… A.Ş. işçisi olmadığı gerekçesiyle dava husumetten reddedilmiştir. Hükmün davacı vekilince temyizi üzerine, Dairemizce davacının yaptığı işin mahiyeti gereğince, iş yerinde elliden fazla sayıda işçi çalışıp çalışmadığı ve buna bağlı olarak davanın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında iş mahkemesinin görev alanında kalıp kalmadığı belirlenerek, görevli ise, davacıya resmi kayıtlarda işvereni olarak görünen şirkete davayı yöneltmesi için, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesine göre süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, resmi kayıtlarda işveren görünen … A.Ş.’ye dava dilekçesi tebliğ edilerek delilleri toplanmış, çalışan sayısının elliden fazla sayıda olduğu tespit edilmiştir. Yargılama neticesinde ise, davacının davalı… A.Ş. çalışanı olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında ıslahın zamanında yapılıp yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, davacı tarafa 21.10.2016 tarihli celsede, davasını ıslah etmesi için 1 haftalık süre verilmiş olmasına karşın, davacı taraf ıslah işlemini 1 haftalık süre geçtikten sonra, 10.11.2016 tarihinde gerçekleştirmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 181. maddesine göre, davanın kısmen ıslahı için verilen 1 haftalık süre içinde ıslah konusu işlemin yapılmaması halinde, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilmesi gerekmektedir. Buna göre, davacının süresinde yapmadığı ıslaha bağlı olarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.
3-Mahkemece hüküm kısmında, 417,83 TL olarak hesaplanan ulusal bayram ve genel tatil ücretine %25 hakkaniyet indirimi uygulanarak 353,87 TL ye hükmedilmişse de, belirtilen hesaba göre doğru tutar 313,37 TL olması gerektiğinden yanlış hesap sonucu bulunan tutar üzerinden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
4-Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda yıllık izin ücreti 877,80TL olarak hesaplanmış olmasına karşın, hükümde 887,80 TL olarak karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
K.A