YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16908
KARAR NO : 2017/8948
KARAR TARİHİ : 18.04.2017
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.2014 tarihinde Kemalpaşa Bel-İmar Teknik ve Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nde işe başladığını, fesih tarihine kadar davalı şirkette çalışmasına devam ettiğini, Kem-Bel Şirketinin %99 hissesinin davalı … Başkanlığına, % 1 hissesinin de belediye başkanına ait olan bir belediye şirketi olduğunu, davalı … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. hizmet alım ihale sözleşmesine istinaden davalı Belediyenin taşeronu olduğunu, bu nedenle davalılar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğunu, iş akdinin 01.01.2016 tarihinde haksız nedensiz ve fiili olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğini, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı nedeniyle davacının davalı alt işverende işe iadesini, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreler için ücret ve diğer haklarının müştereken ve müteselsilen tahsilini hüküm altına alınmasını talep etmiş, davacı vekili 27.04.2016 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde ise; müvekkilinin her ne kadar resmi kayıtlarda alt işverenin işçisi olarak gözükse de davalı … Başkanlığının emir ve talimatlarıyla çalıştığını, belediyenin kadrolu işçileri ile birlikte aynı işi yaptığını, dava dilekçesindeki davalı alt işverene işe iade karar verilmesi taleplerini ıslah ederek, muvazaanın varlığı dikkate alınarak öncelikle asıl işveren … nezdinde davacının işe iadesini, aksi halde alt işverendeki işine iadesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davada müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin personeli olarak çalıştığını, müvekkili idare ile davacı arasında kurulu herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili idare ile davalı şirket arasında hizmet alım ihalesi yapıldığını, dolayısıyla açılan davanın muhatabının adı geçen şirket olduğunu, davanın öncelikle müvekkili bakımından usulden reddinin gerektiğini savunarak müvekkili idarenin Kemalpaşa-Bel İmar Tek. Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin hissedarı olması ile davanın idare bakımından kabulü anlamına gelmediğini, söz konusu şirketin idari, hukuki ve ekonomik yapısı ile idareden bağımsız olduğunu, Kemalpaşa-Bel İmar Şirketinin davacının eski işvereni olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, davanın asıl sorumlusunun diğer davalı … olduğunu, davanın tarafı olmadıklarını, işe alma ve işten çıkarma dahil tüm işçiler üzerindeki yönetim hakkının asıl işveren Kemalpaşa Belediye Başkanlığında olduğunu, nitekim Kemalpaşa Belediye Başkanlığının müvekkil Şirketin bilgisi olmadan birtakım işçilerin iş akitlerinin “iş eksilişi” nedeniyle sona erdirildiğini ve artık işe gelmemelerinin bildirildiğini, ayrıca müvekkil şirkete de teknik şartnamenin 29. maddesi (q) bendine dayanarak 12.01.2016 gün ve 71028989-312-9/267 sayılı yazılı talimat ile davacı dahil 13 kişinin işine son verilmesinin istendiğini, ancak şirket tarafından belediyeye “haklı” veya “geçerli” sebep bulunması gerektiği uyarısında bulunulduğunu, aksi halde sorumluluk kabul edilmeyeceği bildirildiği halde belediyece fesihlerde ısrar edildiğini, merkezi Konak/İzmir’de bulunan müvekkil şirketin fesihlerde zorlandığını, davacının işe iadesini istediği belediye işyeri dışında başkaca bir işyerinin bulunmadığını, bu nedenle asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulmadığını, davacının başından itibaren davalı Belediyenin işçisi olduğunu savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, son alt işveren … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile davalı asıl işveren Belediye arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna dair davacının yaptıgı iş dikkate alındıgında delil bulunmaması ve emsal İzmir 3. İş Mahkemesinin 2014/515 esas 2015/430 karar sayılı olup Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2016/4306 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen emsal kararı sonucunda … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin davacının işvereni davalı Belediyenin de asıl işveren olduğu üzere; davalı asıl işveren Belediye, alt işverenden 13 kişinin iş akdinin feshedilmesini istemiş, alt işverenin haklı ve geçerli bir sebep olmasının gerektiğine dair uyarısına rağmen asıl işvereninin talebindeki ısrar sonucunda yasal haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davacının iş akdinin feshedildiği, dolayısıyla da feshin haklı ve geçerli bir nedene dayalı olduğu delillendirilemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı … Taşımacılık Gıda Tur. İnş. Tem. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … ile davalı … Ltd. Şti. arasında hizmet alım sözleşmesi imzalanmış olup davacının bu kapsamda Belediye temizlik işlerinde şoför olarak çalıştığı, hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde yapılan işin niteliği gözönüne alındığında davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun şekilde kurulduğu, muvazaaya dayanmadığı, davalı tarafın davacının iş akdinin haklı bir sebeple feshedildiğini ispat edemediği, bu sebeple davacının davalı şirkete ait işyerine iade edilmesine ve mali sonuçlardan ise davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf dilekçeleri kapsamında istinaf taleplerinin reddi ile hükmün yerinde olduğuna karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı … Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, Bölge Adliye Mahkemesince feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir.
Ancak ne var ki, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılmış ise de; Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarih ve 2013/7776 esas-2014/512 karar sayılı ilamı, yine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 27.06.2013 tarih ve 2013/5017 esas-2013/12102 karar sayılı ilamı ve benzeri yargı kararları ile davalı … ile Kemalpaşa-Bel İmar Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varılmış, yine (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 20.12.2016 tarih ve 2016/33143 esas-2016/21709 karar sayılı ve 28.12.2016 tarih ve 2016/32881 esas-2016/21880 karar sayılı ilamlarında davalı … ile davalı şirket arasındaki alt işverenlik ilişkisinin de muvazaalı olduğu tespit edilmiştir. Dairemizin 13.03.2017 tarih ve 2017/10222 esas-2017/5149 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Ayrıca, dosyadaki davalı tanıklarının beyanlarına göre bütün sevk ve idarenin davalı … tarafından yapıldığı, çalışma saatlerine ve çalışma düzenlerine ilişkin tüm talimatların davalı Belediyece verildiği ve malzeme ve ekipmanların da davalı Belediyece tedarik edildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketten yapılan son hizmet alımının konusu da “Kemalpaşa Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü`nce 01.01.2016-29.02.2016 tarihleri arasında çöp toplama ve kentsel temizlik hizmetinin 124 (yüzyirmidört) personel ile yaptırılması işi”dir. Bu tespitlere göre, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve yasal olmayan bir alt işverenlik kurulduğu anlaşılmakla davacının gerçek işveren Kemalpaşa Belediyesi işyerine iadesi gerekmektedir. Ayrıca davalı şirket de muvazaalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı …’nda İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 503,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.