YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18019
KARAR NO : 2017/30131
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Savunma hakkı, …’nın 36. maddesinde güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde hükmüne göre, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi hükmünde de, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 280. maddesinde, bilirkişi raporunun birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; aynı Kanunun 281. maddesinde, tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebileceği hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Kanun’un 177/2. maddesinde ise, “Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, 03/12/2014 havale tarihli bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilmemesi, 6100 sayılı Kanun’un 280. maddesine aykırıdır. Diğer taraftan, duruşmanın 26/12/2014 tarihli celsesinde, davacı asıl, sözlü olarak davasını ıslah ettiğini beyan etmiş olup, bu halde ıslah beyanını içerir celse tutanağı örneğinin 6100 sayılı Kanun’un 177/2. maddesi uyarınca davalı vekiline tebliğ edilmemesi de yerinde değildir. Anılan sebeple, davalı vekiline, bilirkişi raporu ile davacının ıslah beyanını içerir celse tutanağı örneği tebliğ edilerek itirazlarını sunması için imkan tanınmalı; itirazlarını sunması halinde bu itirazlar değerlendirilmeli ve sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı sebepten, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, sair yönleri incelenmeksizin kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelemesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.