YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1810
KARAR NO : 2017/6757
KARAR TARİHİ : 30.03.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin belediyenin fen işleri müdürlüğünde aralıksız bir şekilde işçi olarak çalıştığını, iş akdinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden feshedildiğini beyan etmekle kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacak kalemlerinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, 5393 sayılı Kanun ile belediyelere hizmet alımı için yetki verildiğini ihalenin kamu ihale kurumu tarafından incelenmiş olduğunu, müvekkil kuruma husumet yöneltilmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı … ile alt işveren şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının feshe bağlı alacaklara hak kazandığı belirtilerek talepler hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, Mahkemece, davalı asıl işveren belediye ile alt işveren şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olması nedeni ile davacının baştan itibaren belediyenin işçisi sayılacağı karar gerekçesinde belirtilmiştir.
Davacının davalı … bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında yardımcı işler niteliğindeki işlerde çalıştırıldığı, çalıştığı birimin Fen İşleri Müdürlüğü, yapılan işlerin hizmet alım sözleşmesi ve eki niteliğindeki teknik şartnameye uygun olduğu sabittir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesine göre “bir işverenden iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Davacı, dava dışı şirketler tarafından sadece davalı Belediyeye ait birimlerde çalıştırılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 67. maddesinde “Belediyede, belediye meclisinin belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri, araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri, makine, teçhizat bakım ve onarım işleri, bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi bilişim hizmetleri, sağlıkla ilgili destek hizmetleri, fuar, panayır ve sergi hizmetleri, baraj arıtma ve katı artık tesislerine ilişkin hizmetler, kanal bakım ve temizleme, alt yapı ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgili hizmetler, toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri, sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahalli idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir” kuralına yer verilmiştir.
Belediyeler kendilerine ait birimlerde düzenin ve temizliğin sağlanmasını kendi işçileri ile yerine getirebilecekleri gibi, bu birimlerde hizmet alımı yaparak alt işveren işçisi çalıştırmak suretiyle de görevlerini yerine getirmelerine kanuni bir engel bulunmamaktadır. Esasen belediyelerin kendi birimlerinde temizliği ve diğer işlerin işin devamını sağlamalarının asli görevleri içinde kabul edilmesi gerekir. Buna bağlı olarak 4857 sayılı Kanun’un 2/6. maddesi hükümleri uyarınca davacının ödenmeyen alacaklarından dolayı asıl işveren olarak sorumlu tutulması gerekmiş, davalı … vekilinin belediye ile şirket arasındaki ilişki ve davalı belediyenin sorumluluğu yönünden husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle davalı … ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığına yönelik mahkemece varılan sonuç isabetli olmamıştır. Davacının dava dilekçesinde davalı belediyeyi asıl işveren olması sebebi ile sorumlu tutmasından da muvazaa iddiasını çelişkili olarak ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Davalı … ile dava dışı şirketler arasında 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesine uygun kurulan ve muvazaaya dayanmayan geçerli bir asıl işveren- alt işveren ilişkisi bulunduğundan dava konusu tazminat ve alacaklardan davalı belediyenin asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulması gerekirken mahkeme karar gerekçesinde davacının baştan itibaren davalının işçisi olduğu tespiti hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının iş akdinin fesih işlemi de taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davacının hizmet kaydının incelenmesinden 13.01.2011 tarihinden itibaren … Tic. A.Ş. isimli işyerinden çalışmasının bildirildiği, 1053121 sicil nolu bu işyerinin tescil kaydı içeriğinden adresi olarak davalı … Belediyesinin kayıtlı olduğu, dosyadaki hizmet döküm özeti içeriğinden bu işyeri bakımından işten çıkış bildirimi olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Buna göre, davacı hakkındaki gerekli SGK evrakları getirtilerek yapılacak inceleme neticesinde, dava tarihi itibariyle halen davalı … bünyesinde alt işveren işçisi olarak çalıştığının tespiti halinde çalışma ilişkisinin sona ermemesi nedeni ile feshe bağlı hakların reddi gerekir. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.