YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22428
KARAR NO : 2017/30188
KARAR TARİHİ : 20.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı sebeple feshettiğini belirterek fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ayrımcılık tazminatı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının aylık ücretinin fazla mesai gözetilerek belirlendiğini, davalının yazılı talimatı ile fazla mesai yapıldığının kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve işçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, fazla çalışma ücreti alacağı davacı tanıklarının anlatımlarına göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Ancak beyanı hükme esas alınan davacı tanığı … ‘ın hesaplamaya konu dönem içerisinde davalı işyerinde çalışması bulunmamaktadır. Tanık …’nun ise işverene karşı açtığı aynı nitelikte davası olup salt husumetli tanık beyanı ile sonuca gidilmesi isabetli değildir.
Ne varki, tanık … tarafından davalıya karşı açılan ve Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan 2017/9511 Esas-2017/30187 Karar sayılı dosyada, davalı banka tarafından şube açılış kapanış saatlerini gösteren işyeri kayıtları sunulmuştur. Davacının, tanık ile birlikte çalıştığı dönem bakımından anılan kayıtlar ile davalı tanığı beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hak kazandığı halde ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı denetime açık şekilde belirlenmelidir. Sonucuna göre, davacının ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, 20/12/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.