Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/25852 E. 2017/23481 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/25852
KARAR NO : 2017/23481
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı şirket nezdinde 1996 yılından beri reyon şefi olarak çalıştığını, … 7. Noterliğinin 28.04.2014 tarih ve 8357 nolu ihtarnamesi ile fazla mesai alacağının ödenmesini talep etmesi nedeniyle görev yerinin Adapazarı olarak değiştirildiğini, değişikliği kabul etmemesi üzerine iş akdinin 30.04.2014 tarihinde feshedildiğini beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ücret ve fazla mesai ve hafta tatili alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı; zamanaşımı itirazıyla birlikte davacının sözleşmesinde işyeri değişikliğine dair kabulü bulunduğunu, davacının görevlendirildiği işyerine gitmeyerek iş akdini kendisinin sonlandırdığını, şirketi ibra ettiğini, fazla çalışma ve sair alacakların bordroda gösterilerek ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşe iade davasının devam ettiği süreçte iş sözleşmesi askıdadır. Ortada haksız veya geçersiz bir fesih olup olmadığı işe iade davası sonucunda ortaya çıkacaktır.
Davacı tarafından … 4. İş Mahkemesinde 29.05.2014 tarihinde 2014/491 esas sayılı dava dosyası ile işe iade davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 06.03.2015 tarihinde “davalı tarafça yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının çalışma süresi dosya kapsamı ve olayın mahiyetine göre takdiren davacının 6 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, davacının işe iadesi için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine…” karar verildiği, verilen kararın davalı tarafça temyiz edildiği ve yapılan inceleme sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.11.2015 tarih, 2015/24734 esas, 2015/22906 karar sayılı ilamı ile ONANMASINA karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki alacak davası ise 02.05.2014 tarihinde açılmıştır. Yani davacının, davalı işverene karşı açmış olduğu alacak davası devam ederken yasal süre içerisinde işe iade davasını da açtığı anlaşılmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının talep edilebilmesi için dava tarihinde kesinleşmiş bir fesih bulunmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, fesih henüz kesinleşmeden feshe bağlı alacakların tahsili talep edilmiştir. Mahkemece davacının işe iade sonrası işe iade için başvurup başvurmadığı, işe başlatılıp başlatılmadığı da araştırılarak feshe bağlı alacakların değerlendirilmesi gereklidir.
Ayrıca kabule göre de davacı yemininde, çocukları rahatsızlandığında veya aylık ihtiyaç olduğunda 1, 2 gün izin kullandığını, yıllık izninden mahsup edildiğini kabul etmiştir. Bu izinler mahsup edilerek bakiye yıllık izin alacağının hesaplanması gerekirken çalıştığı 17 yıl boyunca sadece kullandığı 2013 yılına ait 14 günün mahsubu hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.