YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/29198
KARAR NO : 2017/11232
KARAR TARİHİ : 16.05.2017
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı … Belediye Başkanlığı vekili ve davalı… Malları Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, düzenlenen kök bilirkişi raporunda, taraf tanıklarının anlatımları değerlendirilerek, davacının dini bayramlarda bir gün harici ulusal bayram ve genel tatil günleri ile ayda iki hafta tatilinde çalıştığı esas alınarak, yüzde otuz oranında indirim de uygulanarak ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacağı hesaplanmıştır. Davacı asilin, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde ve tüm hafta tatili günlerinde çalıştığına dair yemin etmesi üzerine, Mahkemece davacı asilin yemininin nazara alınarak hesaplama yapılması için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Ek bilirkişi raporunda, davacı asilin yemini nazara alınarak, tüm ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalışıldığı esas alınmış ve yeniden hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarında, davacı asilin yemininin kesin delil olduğu gerekçesiyle, ek bilirkişi raporu hesaplamalarına itibar edilmiş ve ayrıca aynı sebeple takdiri indirim de uygulanmaması gerektiği benimsenmiştir. Ne var ki, yemin teklifi, vakıaya ilişkin ispat yükü üzerinde olan tarafça diğer tarafa karşı yapılır. Söz konusu tatil çalışmalarının varlığını kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu nazara alındığında, davacının tüm hafta ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına dair yemininin kendi lehine delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Mahkemece, bu yöne dikkat edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asgari geçim indirimi alacağının hesaplanmasında, işçinin evlilik tarihi ve tarih aralıklarına göre çocuk sayısına ilişkin kabullerin, UYAP üzerinden incelenen nüfus kaydıyla uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde, nüfus kayıtları esas alınarak, davacının evlilik tarihi ve çocuk sayısı (çocuklarının doğum tarihine de dikkat edilerek) belirlenmeli, tarih aralıklarına göre ödenmesi gereken asgari geçim indirimi tutarları tespit edilmeli ve dosyaya sunulan belgelere göre ödenen tutarlar da mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
4-Davacının aylık ücret alacağına yönelik talebi, 2014 yılının Mart ayına ilişkindir. Ek bilirkişi raporunun düzenlenmesinin ardından dosyaya sunulan dekontta, davacının banka hesabına fesih tarihinden sonra 21.04.2014 tarihinde 1.091,76 TL ödendiği yazılıdır. Ödeme savunmasına ilişkin belgelerin her aşamada nazara alınmasının mümkün olduğu Yargıtay’ca kabul edilmektedir. Bu halde, Mahkemece söz konusu dekontun dikkate alınmaması yerinde değildir.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.