Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/30672 E. 2017/7980 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/30672
KARAR NO : 2017/7980
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları sebebi ile haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,; davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından 23.09.2016 tarihinde sadece maktu istinaf ve istinaf karar-ilam harcı yatırılmak suretiyle süre tutum dilekçesiyle istinaf talebinde bulunulduğu, mahkemece davalıya eksik 193,32 TL istinaf harcını yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde istinaf talebinden vazgeçmiş sayılacağına dair muhtıra çıkartıldığı ve muhtıranın davalıya 11.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak davalının eksik harcı 15.12.2016 tarihinde süresinden sonra yatırdığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının istinaf harç ve giderini süresinde yatırıp yatırmadığı noktasında toplanmaktadır.
Muhtıranın usulüne uygun olması için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2010/19-286 esas, 2010/330 karar sayılı kararında bir muhtıranın geçerli olması için gereken özellikler belirtilmiştir. Buna göre;
Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması halinde muhtıra gönderilerek kararı veren Hâkim veya Mahkeme Başkanı tarafından yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432. maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
Hakim veya mahkeme başkanı tarafından “temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için yedi günlük kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu”nun bildirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle muhtırada hakim veya mahkeme başkanının sicili ve imzası bulunmalıdır. Muhtıra hakim veya mahkeme başkanı tarafından imzalanmadan verilmişse, dolayısıyla da Hâkim tarafından usulünce düzenlenmiş muhtıra yoksa geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye de olanak yoktur.
Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi veya tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve hakim imzası taşımayan muhtıra usule aykırıdır. Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin vermiş olduğu süre ya da tebligat zarfı üzerine ihtar/uyarı şeklinde yazılan ve hakim imzası taşımayan muhtıra üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır.
Somut olayda; Mahkemece davalı vekiline tebliğ edilen muhtırada yatırılması gereken tutarın dosyaya yatırılması gerektiğinin belirtildiği ve maktu olarak yatırılan tutarın mahsup edilmediği ve böylelikle davalıya gönderilen muhtırasının usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Muhtıra davalı vekiline 11.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı vekili 15.12.2016 tarihinde muhtırada gösterilen tutarı mahkeme veznesine yatırmıştır.
Muhtıranın usulsüz olması sebebi ile davalı vekiline tebliğ tarihi ile bir haftalık kanuni süre başlamayacağından, nispi harcın süresinde yatırıldığının kabulü gerekir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin harcın süresinde tamamlanmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin kararı isabetli olmamıştır. Belirtilen sebeple; işin esasına girilerek davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.