Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/31158 E. 2017/10725 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/31158
KARAR NO : 2017/10725
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılar aleyhine Adana 4. İş Mahkemesinin 2009/172 esasına kayıtlı olarak açtığı davada, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, söz konusu davada ıslah sırasında faiz talep etmediklerini belirterek, ıslah edilen bakiye kıdem tazminatı ve bakiye yıllık izin ücreti alacakları için işlemiş faiz alacağı talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davacı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bununla birlikte, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin 2. fıkrasına göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından iki davalıya husumet yöneltildiği, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, alacaklardan her iki davalı da sorumlu olmasına rağmen, hüküm fıkrasında dava konusu alacak, yargılama gideri, harçlar ve vekalet ücretinin tahsili yönünden sadece “davalı” kelimesi kullanılarak, HMK’nun 297. maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince, davalılardan Sağlık Bakanlığının harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
Somut olayda, Mahkemece bu hususlara uyulmaması bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Yukarıda yazılı sebeplerden, temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının 1. ve 4. bendinde yer alan “davalıdan” kelimesi çıkartılarak, yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” sözcüklerinin yazılmasına,
2. bendinde yer alan “davalıdan” kelimesi çıkartılarak, yerine “”davalı …” sözcüklerinin yazılmasına,
3. bendi hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Davacının yargılamada yaptığı 734,95 TL’nin kabul ve red oranına göre, 378,53 TL’lik kısmından 145,20 TL peşin harcın davalı …’nden tahsiline, 233,33 TL’sinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline” sözcük ve rakamlarının yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”