YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/33911
KARAR NO : 2017/13405
KARAR TARİHİ : 06.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 22.05.2012- 30.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını, 26.03.2014 tarihinde sebep belirtilmeden işten çıkarıldığını ancak davacının 30.04.2014 tarihine kadar işe gitmeyi sürdürdüğünü, bu tarihten sonra işyerine alınmadığını, istifa ettiği söylense de davacının istifa dilekçesi vermediğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, boşta geçen süre için 4 aylık ücretin ve diğer hakların ödenmesine, işe başlatmama durumunda ödenecek tazminatın 4 aylık ücret olarak belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı şirkete verdiği 31.05.2011 tarihli dilekçede “Gördüğüm lüzum üzerine çalışmakta olduğum şirketinizden istifa ediyorum. Şirketinizden hiçbir hakkım ve alacağım kalmamıştır. Bilgilerinize arz ederim.” ifadelerinin yer aldığı istifa dilekçesi sunduğu, davacı tarafından 31.05.2011 tarihli dilekçenin altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiaları üzerine Adli Tıp Kurumu … Dairesinden alınan raporda …’ın eli ürünü olduğunun raporlandığı anlaşıldığından, davacının ispatlanamayan davasının reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve işe giriş-ayrılış bildirgeleri birlikte incelendiğinde davacının aynı işyerinden 31.05.2011 tarihinde çıkışının yapıldığı, 22.05.2012 tarihinde yeniden giriş yapılarak bu sefer 27.03.2014 tarihinde çıkış yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı da 22.05.2012-30.03.2014 tarihleri arasında çalıştığını, 26.03.2014 tarihinde sebep belirtilmeden işten çıkarıldığını iddia etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının bu tarihlerde çalıştığı tespit edilmiştir. Mahkemece
31.05.2011 tarihli istifa dilekçesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin inceleme yapılarak, imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması üzerine davanın reddine karar verilmiştir. Oysa dosya kaspamında açık olduğu üzere davacının işten ayrılışı 30.03.2014 tarihinde yapılmış olup, mahkemece hükme esas alınan 31.05.2011 tarihli istifa dilekçesinin davacının iş akdinin feshiyle ilgisi bulunmamaktadır. Mahkemece hatalı değerlendirme ve araştırma yapılmıştır.
Fesih için geçerli veya haklı bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmalıdır. Davalı tarafından dosyaya sadece 31.05.2011 tarihli istifa dilekçesi sunulmuş olup, dosyada 30.03.2014 tarihinde davacının istifa ettiğine dair belge ya da yazılı fesih bildirimi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının iş akdinin feshinin haklı veya geçerli nedenle yapıldığı davalı tarafından ispatlanamadığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermek gerekmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve DAVACININ İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Alınması gereken 31,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin bulunmadığının tespitine,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine kesin olarak 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.