Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/36109 E. 2017/15670 K. 03.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36109
KARAR NO : 2017/15670
KARAR TARİHİ : 03.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek, kıdem ihbar tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davalıya ait işyerinin tarım iş kolunda yer aldığını bu nedenle iş mahkemesinin görevli mahkeme olamayacağını, ayrıca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tarım işinde çalıştığı ve davalıya ait işyerinde çalışan sayısının 50’den az olduğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesine verilen görevsizlik kararı, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/44645 esas, 2016/4412 karar sayılı ilamı ile iş sözleşmesinde, tarafların 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17, 24, 25 ve geçici 6. maddelerindeki hakları kullanma yetkisi saklıdır, düzenlemesine yer verildiği, bu hüküm ile taraflarca 4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile getirilen istisnanın bertaraf edildiği, davaya bakmakla iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu toplu iş szleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı kararından dönmesi mümkündür.
Bu kapsamda, her ne kadar mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/44645 esas, 2016/4412 karar sayılı ilamı ile iş sözleşmesinde, tarafların 4857 sayılı Kanun’un 17, 24, 25 ve geçici 6. maddelerindeki hakları kullanma yetkilerinin saklı tutulması ile 4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile getirilen istisnanın bertaraf edildiği açıklanmışsada, mahkemenin görevi konusu kamu düzenine ilişkin olup tarafların yaptıkları sözleşme ile bu konuda değişiklik yapmaları hukuken mümkün ve geçerli değildir. Bu sebeple anılan bozma ilamı maddi hataya dayanmaktadır ve taraflar için usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır.
Dosya içeriğine göre, mantar üretimi yapılan işyerinde, davacının ağırlıklı olarak tarımsal nitelikte mantar sulama işi yaptığı anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında, davalı işverenin tarım işkolunda çalışan işçi sayısı, fesih tarihinde ellinin altında, 2011 yılı Ocak ayı öncesinde ise ellinin üstündedir. Bu durumda, davalıya ait işyerinde tarım işkolunda çalışan işçi sayısının elliden fazla olduğu dönem bakımından uyuşmazlık İş Kanunu kapsamında olup, anılan döneme ilişkin taleplerle ilgili davaya bakmakla iş mahkemeleri görevlidir. Çalışan sayısının elliden az olduğu dönem için ise genel mahkemeler görevlidir. Anılan dönem tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmeli, diğer dönem bakımından ise işin esasına girilerek bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. (Davacı ile aynı işi yapan bir başka çalışanın açtığı davada mahkemece verilen görevsizlik kararı Dairemizin 2017/33679 esas, 2017/11749 karar sayılı ilamı ile aynı gerekçe ile bozulmuştur.)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Kabule göre de, mahkeme gerekçesinde davacının haftalık 45 saatten fazla çalışması bulunmadığı ve fazla mesai ücreti alacağının ispatlanamadığı açıklandıktan sonra hesaplanan fazla mesai ücreti hüküm altına alınarak kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.