Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/36166 E. 2017/18387 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36166
KARAR NO : 2017/18387
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonrası, bozma kararı verilmiştir Mahkemece bozma kararına uyularak bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Fazla çalışma ücretlerinin hesaplanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Hukuk Genel Kurulu’nun 05/04/2006 gün 2006/9-107 esas, 2006/144 karar sayılı kararında yapılan çalışmanın niteliği, yapılan işin ve iş yerinin özelliğine göre 24 saatlik vardiyalarla çalışılan işyerlerinde, çalışanların uyku ve sair zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için geçen zaman dışında günde 14 saat çalışabileceği benimsenmiştir.
Mahkemece verilen karar; davacının fazla çalışma alacaklarının, fazla mesaiye ilişkin nöbet çizelgesi bulunan dönemler için ilgili kayıtlara göre, çizelge olmayan dönemler için ise tanıklara göre hesaplanması gerektiği, yine dosyada mevcut olan fazla çalışma tahakkuku içeren bordrolardaki ödemelerin tespiti için banka kayıtlarının getirilmesi ve değerlendirilmesi ile fazla çalışmaların hesaplanmasında yıllık 270 saati aşan kısımların esas alınması gerekçeleri ile bozulmuş Mahkemece bozma kararına uyularak dosya yeniden bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişi örnekleme yöntemiyle hesaplamalara dair açıklama yapmak suretiyle bozma öncesi rapor sonucunda değiştirilecek hususun olmadığını bildirmiş, mahkemece bozma öncesi alınan rapora itibar edilerek yeniden karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesabına esas saat ücreti davalı işveren tarafından davacıya 24 saatlik çalışma karşılığı ödenen miktar esas alınarak aylık 195 saatin normal çalışma süresi olduğu, bu saati aşan kısımların fazla mesai olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak yapılan hesaplama kanuna ve içtihatlara aykırı olduğu gibi rapor denetime de elverişli değildir. Yapılan kısmi değerlendirme ile de; raporun tamamı genellenemeyecektir. Fazla çalışmaya esas ücreti hesabında yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılması gerekmektedir.
Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinine göre sözleşmede belirlenen ücrete yıllık fazla mesainin dahil olduğu, belirlenen fazla çalışma sürelerinden yıllık ikiyüzyetmiş saatin mahsubu ile dosyada mevcut fazla mesai tahakkuklarından banka kayıtları ile ödeme yapıldığı belirlenmiş olan dönemlerin bozma öncesi olduğu gibi mahsubu hususu ile birlikte yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde yeniden denetime elverişli şekilde hesap yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 19/9/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.