YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36780
KARAR NO : 2017/19171
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin 28.07.2016 tarihli fesih bildirimi ile “23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 667 sayılı KHK’nin “kamu görevlilerine ilişkin tedbirler” başlıklı 4. maddesinde belirtildiği şekli ile Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu tespit edilen……’nin Bakanlık makamının 28.07.2016 tarih 18556 sayılı Olur’ları ile görevine son verilmiştir.” denilerek feshedildiğini, “Banka ile ilişiğinin sona ermesine yol açan durumların” bulunmadığını, yapılan feshin haksız olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine, İş Kanunu’nun 21. maddesi gereğince tazminatların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın 1 aylık hak düşürücü süre sonrasında açıldığını, davacı hakkında 667 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde işlem tesis edildiğini ve müteakiben davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında kamu personeline ilişkin alınan tedbirlere dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiğini, dava konusu işlem 667 Sayılı Kanun hükmünde Kararname çerçevesinde Bakanlık makamının 28.07.2016 tarih ve 15556 sayılı olurları ile tesis edilerek müvekkil banka ile davacının ilişiğinin kesildiğini, iş bu davanın idari işlemi tesis eden Bakanlık aleyhine, idari yargıda açılması zorunluluğu bulunduğundan davanın yargı yeri yönünden görev nedeniyle, müvekkili banka yönünden de husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davalı …… Bölge Müdürlüğü’nde teknik uzman pozisyonunda çalışan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirler” başlıklı 4. maddesi hükmü uyarınca, Bakanlık Makamı tarafından oluşturulan kurul tarafından Terör Örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesi nedeniyle Bakanlık Makamı’nın 28.07.2016 tarih, 18556 sayılı olurları ile sözleşmenin feshedilip davalı banka ile ilişiğinin kesildiği , 01.09.2016 tarih ve 29818 mükerrer sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin eki 1 Sayılı Liste’de de davacının adının yer aldığı anlaşılmakla, yapılan feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 672 sayılı KHK’nin eki 1 sayılı listede adının yer aldığı gerekçesi ile mahkeme kararının yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacınının iş sözleşmesinin feshi 667 sayılı KHK’nın 4. maddesi doğrultusunda davalı işverence Bakanlık Makamı’nın 28.07.2016 tarih, 18556 sayılı olurları ile davalı idare tarafından gerçekleştirilmiştir.
Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde çalışmış olmakla iş sözleşmesinin 28.07.2016 tarihindeki feshinde İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Her ne kadar mahkemece, iş sözleşmesi feshi sonrasında 01.09.2016 tarih ve 29818 mükerrer sayılı Resmi Gazate’de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin eki 1 Sayılı Liste’de davacının adının yer aldığının anlaşıldığı, bu sebeple feshin yerinde olduğu ve haklı sebebe dayandığı, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince de aynı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüş ise de, mahkemece, gösterilen fesih sebebi ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiği ancak somut olayda davacının iş akdinin feshine neden olan bilgi ve belgenin işverence ibraz edilemediği anlaşılmıştır.
Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumdan araştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.