Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/36888 E. 2017/17483 K. 12.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36888
KARAR NO : 2017/17483
KARAR TARİHİ : 12.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kıdem tazminatının tahsili için açtığı davada ıslah edilen miktar için talep olmadığından faizsiz karar verildiğini bu sebeple 7.019,34 TL kıdem tazminatı için fesih tarihi olan 23.07.2007 tarihinden bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiz oranına göre işletilecek faizin ödenmesine karar verilmasini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacı fazla haklarını saklı tutmadığını ve ıslah edilen tutar için de faiz talep etmediğinden karar kesinleştiğini, artık faiz isteyemeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan ilk yargılamada davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairemizin 11.02.2016 tarihli ilamı ile ”… Somut olayda davacı açtığı bu dava ile daha önce görülen başka davada açıkça ıslah ile faiz talep etmediği kıdem tazminatı alacağının bu tutarına (ıslah edilen) fesih tarihinden işleyecek faizinin kendisine ödenmesini istemiştir. Diğer bir anlatımla davalının bir ödeme yapma zorunda bırakılmak istendiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda açılan davanın eda davası olduğu ve hukuki yararının bulunduğu tartışma götürmemektedir. Ancak davacı, hak iddiasında bulunduğu tutarın bir kısmı veya tümünü talep ettiğine dair dava dilekçesinde harcı yatırılmış bir tutarı göstermemiştir. Bu durumda usule uygun açılan bir davadan bahsedilemeyeceğinden davanın usulen reddi yerine, kabulüne karar verilmesi hatalıdır” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, dava red edilmemiş, ilamda yer aldığı gerekçesi ile harç eksikliğini tamamlaması için davacıya süre verilmiş, mahkemenin ilk hükmü gibi davanın kabulü ile 7.019,34 TL kıdem tazminatı alacağına 23.07.2007 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek en yüksek banka mevduat faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkeme, Yargıtay bozma kararına karşı direnebileceği gibi uyma kararı da verebilir. Bozma kararına uyulması yoluna gidilmesiyle artık bu kararla mahkeme bağlıdır. Çünkü artık taraflardan birinin lehine diğerinin aleyhine usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkeme bozmaya uyarsa gereklerini yerine getirerek yeniden bir hüküm kurar.
Somut olayda, mahkeme bozmaya uyduğu halde bozma gereklerini yerine getirmeden bozmaya aykırı olarak yeniden aynı hükmü kurmuştur.
Açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı olarak yanılgılı değerlendirme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.