YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37362
KARAR NO : 2017/17502
KARAR TARİHİ : 12.09.2017
MAHKEMESİ :Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, iş akdinin davalı … tarafından emekli olabileceği ve mali külfetler gerekçe gösterilerek 27/01/2015 tarihinde feshedildiğini, ancak bu fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalı Belediyenin bir yandan işçi çıkarırken bir yandan da işçi aldığını, haksız ve gerekçesiz olarak işten çıkarılmış olduğunu beyanla, işe iadesi ile yasal haklarının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı … Belediyesi vekili;… Belediyesi’nin, büyükşehir belediyesi olmasının giderlerini fahiş miktarda arttığını ve bunun son derece ağır ek mali külfetlerin getirdiğini, bu nedenle emeklilik süresi dolan işçilerde Toplu İş Sözleşmesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedilmesi yoluna gidildiğini, davacıyla aynı konumda olan birçok personelin de işten çıkarıldığını, bu işçilerden büyük bir çoğunluğunun emekli olduğunu ancak davacının emeklilik talebinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, fesihte objektif ve genel ilkelere aykırı bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında feshin geçerli nedenle yapılıp yapılmadığı tartışma konusudur.
Somut olayda; davacının iş sözleşmesi 15.09.2014 tarihli fesih bildirimi ile 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra personel giderlerinin arttığı, Büyükşehir Belediyesine ek mali külfetler getirildiği, söz konusu mali külfetlerin dayanılmaz hale gelmesi sebebi ile emeklilik süresi dolan işçilerin kanundan doğan hakları ile toplu iş sözleşmesi maddesinde öngörülen ihbar süreleri de ödenmek suretiyle iş sözleşmelerinin feshi yoluna gidildiğini, yazının tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde emeklilik işlemlerini başlatması için müracaat etmesi, aksi takdirde sürenin bitiminde iş sözleşmesinin sona erdirileceği, iki saat iş arama iznini mesai bitiminden önceki iki saatte kullanmasının gerektiği belirtilerek feshedilmiştir. Davalı tarafından yapılan bu feshin alınan karar doğrultusunda Belediye giderlerini azaltmaya yönelik olduğu açıktır.
Ancak, Dairemizin 2016/8147 esas sayılı onama kararı verilen emsal dosyasında, Mahkemesince yapılan araştırma neticesinde; davalı …’de mevcut sürekli işçi kadrosunun 1630 olduğu, bunun 489 adedin dolu, 1141 adedinin boş olduğu, son 6 aylık dönemde hizmet alımı yoluyla 641 adet taşeron işçi alındığı,… Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunca 13.08.2014 tarih 94 sayılı kararına göre; 2014 yılı Temmuz ayı sonu itibariyle… Belediyesinin personel giderlerinin bütçe gelirlerine oranının %29,25 olduğu, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 19. maddesi gereğince hesaplanarak bütçe denkliğinin sağlandığı, norm fazlası personelin bulunmadığının anlaşıldığı, 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 9. fıkrasının 1. bendi gereğince listede belirtilen 45 memur ve 1 işçi personelin norm ve ihtiyaç fazlası olmadıklarının belirtildiği, tespiti yapılmıştır.
Emsal karar ve dosya kapsamına göre, davalı Belediyenin iş sözleşmesinin feshine gerekçe olarak ileri sürdüğü personel giderlerinin fazlalığından dolayı bütçe aşımı hususunun kanıtlanamaması nedeniyle, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar vermek gerekmekte iken, aksi yönde tespitle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı bulunmaktadır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 55,40 TL harcın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan toplam 853,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
9-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.