Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37421 E. 2017/17523 K. 12.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37421
KARAR NO : 2017/17523
KARAR TARİHİ : 12.09.2017

MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : …İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; gerek İlk Derece Mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının işveren aleyhine ileri sürdüğü ihbar ve isnatların kanıtlanamadığı, böylece davacının eyleminin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. Bendinin (b) alt bendine göre “işveren aleyhine asılsız ihbar ve isnatlarda bulunma” kapsamında haklı neden teşkil ettiği belirtilmiş, diğer taraftan dosya kapsamına göre davacı tarafça ihbar ve isnatları ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, hazırlık soruşturması numarasının bildirildiği ve bir klasörden ibaret belge sunulduğu görülmekte olup, dolayısıyla ihbar ve isnadın asılsız olup olmadığı henüz açıklığa kavuşturulmuş değil ise de; dosyadaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının belli bir süredir zam isteği de dahil olmak üzere işverenden çeşitli maddi taleplerde bulunduğu, bu taleplerin işverence kabul görmemesi üzerine, davacının şirket yöneticilerine mail atarak kendisinin de içinde bulunduğu ve uzun zamandır devam eden yolsuzluklara şahit olduğunu, buna ilişkin dosyanın hazır olduğunu ve ertesi gün Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağını belirttiği, bu davranışı ile ihbar ve isnadın asılsız olup olmadığı bir yana, kanuna aykırı olan ve hatta duruma göre suç teşkil edebilecek davranışları ilgili mercilere bildirme yönündeki hak ve yükümlülüğünü, birtakım maddi menfaatler elde etme aracı olarak kullanması karşısında, eylemin 4857 Kanunu’nun 25/II-(e) alt bendi kapsamında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak değerlendirilmesi ve işverence yapılan feshin bu bent kapsamında haklı neden olarak kabulü gerektiği anlaşıldığından, davacının tüm temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın bu ilave değişik gerekçe ile ONANMASINA, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.