Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37602 E. 2017/18393 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37602
KARAR NO : 2017/18393
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar … vekili ile … sahibi Naime Ak tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Aralık 2013 ile Kasım 2014 aylarına ait olan aylıklarının ödenmediğini, Bitlis ili Mutki ilçesi….Y.İ.B.O’da geçici temizlik işçisi olarak çalıştığını, 2009 tarihinden bu yana haksız kesintilerin yapıldığını, davalı şirketin borcunu ödemekten kaçındığını talep etmesine rağmen herhangi bir olumlu yaklaşımda bulunmadığından, işçilik alacaklarının kanuni faizi ile birlikte davalıdan ücret alacaklarını talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Dairemizin 2016/14788 esas, 2016/18591 karar sayılı ilamı, davalı işyerinin okul olması nedeniyle hizmet alım sözleşmelerinin okul tatil dönemlerine göre yapıldığı, bu suretle hesaplamanın da bu dönemler esas alınarak yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar … vekili ile … sahibi …temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin ücret alacaklarının ödenip ödenmediği noktası taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, davalı işyerinde, davalı Bakanlık ile yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında temizlikçi olarak çalışmıştır. Davacı dava dilekçesinde ücret alacaklarında kesinti yapıldığını, ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise davacıya tüm ödemelerin yapıldığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının ücret alacaklarının hizmet döküm cetveline göre çalıştığı günler belirlenebilir nitelikte olmasına rağmen bu günler esas alınmadan hizmet gün sayıları yanlış tespit edilerek hazırlanan bilirkişi raporu kabul edilmiştir. Yine hesaplamalarda çelişkiye düşülerek teknik anlamda ücret miktarında da maddi hatalar yapılmıştır. Şöyle ki; 2011 Ekim-Aralık ayı asgari ücreti 658,95 TL iken bilirkişi tarafından 958,95 TL esas alınmış, 2011-2012 yıllarının çalışma gün sayıları, davacı daha az çalışmasına rağmen hatalı olarak fazla günler üzerinden hesaplanmıştır. Buna göre; Mahkemece ücret miktarı ve hizmet gün sayıları noktasında hatalı bilirkişi raporunun esas alınarak yazılı şekilde ücret alacağının kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Taraflar arasında, dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır
Davacının Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında; 21/11/2016 tarihli dava dilekçesi ile asıl işveren … olduğu gerekçesiyle ücret alacakların tahsiline ilişkin ayrı bir dava açılıp; bu dava ile iş bu dava arasında hukuki irtibat ve bağlantı olması nedeniyle 24.11.2016 tarihinde birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı …’na ilk olarak dava dilekçesi, iş bu asıl dava ile birleştirme kararının verildiğine ilişkin gerekçeli karar ile birlikte 13.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla da davalı Bakanlığın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda davalı Bakanlığa ilk olarak asıl dava dilekçesinin 05.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, buna karşı davalı Bakanlığın ise 06.01.2017 tarihinde ise bilirkişi raporundaki hesaplamalara karşı zamanaşımı def’inde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı …’nın davaya karşı süresinde zamanaşımı definde bulunduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece yalnız bu davalıya karşı, dava zamanaşımı def’inin esas alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacıya dava konusu ücret alacağına ilişkin davalılar tarafından 500,00 TL ve 947,25 TL olmak üzere ödeme yapıldığının iddia edilmesine karşın; banka kayıtlarının tüm dönemleri içermediği görülmüştür. Mahkemece, davalıların yapmış olduğunu iddia ettiği tüm ödemelere ilişkin dosya kapsamında yeterli araştırma yapılmadan, varsa ödemeye ilişkin kayıtlar getirilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 19/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.