Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37824 E. 2017/20092 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37824
KARAR NO : 2017/20092
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : 1. İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekilince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, … nun alt kuruluşu olan asıl işveren … Petroleum International … Ltd. Şti. (…) nezdinde taşeronların değişmesine bağlı kalmaksızın en son davalı alt işveren… Grup Sosyal Hizm. Tem. Sağ. Taş. Bil. Gıda İnş. Tekstil İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti. yanında … ili … sahasında … (kuyu tamamlama) sondaj işçisi olarak çalıştığını ve kendisine 10.11.2015 tarihli fesih bildirimi ile iş sözleşmesinin 31.12.2015 tarihinde sonlandırılacağına dair ihbarname gönderildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Petroleum International … Ltd. Şti., davalı şirketin asıl işveren değil, ihale makamı konumunda olduğunu ve diğer davalılar ile arasında herhangi bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirketin asıl işveren …’nun sahibi olduğu sahalarda ihale makamı sıfatı ile söz konusu sahaların işletilmesini kamu ihale mevzuatı çerçevesinde çeşitli firmalara ihale ettiğini, akdedilen sözleşme ile asıl-alt işveren ilişkisi kurulmadığını ve davacının davalı şirketin işçisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Hizm.Tem. Sağ. Taş. Bil. Gıda İnş. Tekstil İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, … 2. İş Mahkemesinin 2014/820 esas sayılı dosyada verilen karar ile muvazaaya ilişkin itiraz reddedilmiş, iş bu karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/18145 esas 2016/22484 karar sayılı ilamı ile onanmakla asıl işverenle alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespit edildiği yine tarafları ve dava konusu aynı mahiyette olan ve dosyaya sunulan Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin Onama İlamları da nazara alındığında davalılar arasındaki muvazaanın kesinleşmiş haliyle tespit edildiği, davacının iş akdine 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen usul ve kurallara uyulmadan son verildiği, muvazaanın 3. Kişi durumundaki davacı tarafından da bilinmesi mümkün olamayacağı ayrıca davalılarca fesih sebebinin geçerli (veya haklı) nedenle olduğunun ispatlanamadığından feshin geçersizliğine ve davacının davalılardan gerçek işveren …’e işe iadesine işe başlatma tazminatının ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı … – (… Petroleum … …) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava dilekçesinde 10/11/2015 tarihli fesih bildirimi ile iş sözleşmesinin 31/12/2015 tarihinde feshedileceğinin yazılı olarak müvekkiline ileri tarihli tebliğ edildiğini beyan etmiş, dosyaya fesih bildirimini sunmamıştur. Bu durumda dava 11.12.2015 tarihinde açıldığından davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Yukarıda karar tarihi ile esas ve karar numarası belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalılarca yapılan yapılan 461,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan …’e verilmesine,
6-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 02.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.