YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37887
KARAR NO : 2017/19360
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan… işçisi olarak işe başladıktan sonra, kadrosunun…Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan …’a geçtiğini, kayıtlarda … işçisi olarak gösterilmesine rağmen,… işçileriyle aynı işi yaptığını, ancak onların yararlandığı toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığını, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, davacının başından itibaren… işçisi sayılması gerektiğini iddia ederek davalılar arasındaki muvazaanın tespiti ile müvekkilinin çalışmaya başladığı tarihten itibaren…’nin kadrolu işçisi sayılmasına, işe başladığı tarihten itibaren doğan hak kayıplarına karşılık ücret farkı, ikramiye, sosyal yardım farkı, toplu iş sözleşmesi farkı, jübile ücreti ve kıdem tazminatı farkı, banka promosyonu, bayram parası, kumanya parası ve farkı, mesai ücreti farkı ve yemek ücreti farkı alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı… vekili, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının …işçisi olduğunu, davacının…. ile sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanma isteğinin kanuni olmadığını, kendi işvereni ile sendika arasındaki toplu iş sözleşmesinden zaten yararlandığını,…’nin bir kamu kurumu olması sebebiyle, ilgili yasal düzenlemeler ile çizilen sınırlar aşılarak davacının… kadrosunda çalıştırılmasının mümkün olmadığını, toplu taşıma hizmetinin aksamadan yürütülmesi için zorunlu olarak ihale ile hizmet alımına gidildiğini, ihalenin istihdam değil hizmet alımı için yapıldığını, davacının taleplerinin 4857 sayılı İş Kanunu’na 5538 sayılı Kanun’la eklenen fıkralar uyarınca yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …vekili; davacının …’ın personeli olduğunu, bu durumun mahkeme kararları ile sabit olduğunu, davalılar arasında yapılan sözleşmenin hukuka uygun olduğunu, davacı ile … arasında imzalanan iş sözleşmesinin geçerli olduğunu, …nin davacıya karşı bütün yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, geçmişe yönelik hak ve alacak talebinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen hükmün, Dairemizin 09/12/2015 tarih, 2015/30287 esas sayılı ilamı ile “ıslah dilekçesinin davalılara tebliğinin sağlanması ve davalılardan ıslaha karşı diyecekleri sorulduktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi, ayrıca davacının talepleri netleştirilirken, 5510 sayılı … ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi gereği hangi kazançların prime tabi olduğu hususu belirlenerek bu alacakların hesaplanması gerektiği” noktasında bozulması üzerine, bozmaya uyularak toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili ile davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında bozma sonrası ıslah yapılıp yapılamayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 84. maddesinde gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinde ıslahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13/05/2016 tarihli ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ilamında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir. İçtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı niteliği dikkate alındığında, bu noktada, taraflar yönünden usuli kazanılmış haktan söz etmek de mümkün değildir. Islah yapılmamış kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 26/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
–