Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37899 E. 2017/23634 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37899
KARAR NO : 2017/23634
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılamada düzenlenen 09/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda, yapılan hesaplamalar ve mütalaa edilen alacak tutarları, dosya kapsamı ile bozma ilamına uygundur.
Mahkemece, karar gerekçesinde, aylık ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından, 09/03/2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiğinin açıklanarak hüküm tesis edilmesi yerindedir.
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından ise, 09/03/2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerekirken, çelişki oluşturulması suretiyle, bozmadan önce düzenlenmiş bilirkişi raporlarına itibar edildiğinin açıklanması hatalı olmuştur. Ancak, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarında talep miktarlarının, 09/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutarların altında olması ve taleple bağlı kalınarak hüküm sonucu oluşturulması gerekliliği gözetildiğinde; karar gerekçesindeki hatanın mevcut durumda hüküm sonucuna etki etmediği, mahkemenin söz konusu alacaklar için talep edilmiş tüm tutarları hüküm altına aldığı görülmektedir. İleride açılması muhtemel ek dava bakımından tereddütün giderilmesi için bu yönün açıklanması gereklidir. Anılan sebeplerle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından da, 09/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlara hak kazanılmış olup, her ne kadar karar gerekçesi bu yönden hatalı ise de, talep miktarıyla bağlı kalınarak hüküm tesis edilmesi sonucu itibariyle doğru görülmüştür. Davacı tarafın fazlaya dair hakları, 09/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlara göre saklıdır.
Diğer taraftan, dava tarihinin 19/07/2011 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 09/11/2015 şeklinde yazılması da hatalı ise de, bu hata, mahkemesince her zaman düzeltilebilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
Açıklanan sebeplerle, her iki tarafın temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın ilave değişik gerekçe ile onanmasına karar verilmesi uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı ilave değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.