Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/37950 E. 2017/19158 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/37950
KARAR NO : 2017/19158
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı belediyede 12 yıl süre ile biletçi ve şoför olarak 600,00 TL aylık ücret mukabilinde 1985/3. aydan itibaren çalıştığını, çalıştığı süre boyunca 12 yıllık sosyal haklarını, kışlık ve yazlık elbise, ayakkabı, palto parası ile 2005-2006 yılına ait kömür parasının ödenmediğini, emekli olduğu zaman emekli ikramiye parasının da 12 ayda ödenmesi gerekirken 28 ayda ödenmesi sebebiyle, 16 aylık gecikme faizinin ödenmediğini, 12 yıllık resmi ve dini bayram tatil günleri hafta tatili ve hatta bayram tatillerine ait ücretleri ve ücret farklarının ödenmediğini belirterek, fazlaya ait hakların mahfuz kalması kaydıyla 5.000,00 TL’nin hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının talep ettiği alacakları olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlgili kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; fesih tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 113. Maddesi uyarınca, “Asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer’i haklar dahi sakıt olur. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz”. Somut olayda davacının da kabulünde olduğu üzere kıdem tazminatı alacağı davacıya ödenmiş ancak anlaşmada kararlaştırılan süreden çok sonra ödenmiş olması nedeniyle davacının işlemiş faiz talebi dava konusu olmuştur. Davacının faizi talep hakkını saklı tuttuğuna dair dosyada bir belge olmadığı için yukarıdaki madde gereğince asıl borcun ödeme ile sona ermesiyle birlikte feri borç olan faiz de sona ermiş bulunmaktadır. Davacının kıdem tazminatı işlemiş faizi alacağı olmadığı gözetilerek bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamasnın hatalı olduğu belirtilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda , davacı dava dilekçesinde hangi işçilik alacaklarını talep ettiğini belirtmemiş ancak mahkemece somutlaştırma yükünün gereği olarak talep edilen alacak kalemlerinin açıklanması için davacıya süre verilmiştir. Akabinde davacı verdiği dilekçe ile taleplerinin hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, sosyal yardım ücreti ile kıdem tazminatı olduğu şeklinde açıklama yapmış, mahkemece de bozma ilamı öncesinde taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak, bozma dışında kalan hususlarda karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, oluşturulacak yeni hükümde usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak veya zedeleyecek şekilde hüküm verilemez. Bozmadan önceki ilk kararın temyiz incelemesi sonucunda sadece kıdem tazminatı faiz alacağı talebinin reddedilmesi gerektiği yönünde bozma yapıldığı ve diğer temyiz sebeplerinin reddedildiği, ancak bozma sonrası mahkemenin tüm alacak kalemlerini de içerecek şekilde davanın reddine karar verdiği anlaşılmıştır. Usuli kazanılmış hak kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen dikkate alınarak kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.