YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38091
KARAR NO : 2017/19239
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 17/05/2012 tarihinde olarak belirsiz süreli iş sözleşmesiyle işe başladığını, davacının sözleşmesinin 667 sayılı KHK’nın 4. Maaddesinin 1. fıkrasının g bendi uyarınca müvetevelli heyeti kararıyla 15/08/2016 tarihinde feshedildiğini, fesih yazısının aynı gün davacıya şifahi olarak bildirildiğini, kararının gerekçesinin hukuki temelden yoksun olduğunu, iş sözleşmesinin feshedilmesi hakkında savunma alınmadığını, müvekkilinin FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olup olmadığı hususunun ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit olabileceğini, ortada böyle bir mahkeme ilamı olmadığını, müvekkilinin hakkında bir soruşturma veya yazılı gözaltı işlemi dahi bulunmadığını belirterek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece davacının sözleşmesinin Milli Güvenliğe tehdit oluşturan Fethullahçı Terör Örgütüne aidiyet, iltisak veya irtibatı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin KHK’nın 4. maddesi 1. fıkrasının g bendi kapsamında feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince davacının iş sözleşmesinin 667 sayılı KHK’nın 4. maddesi kapsamında feshedildiği, KHK’nın 4. maddenin 1. fıkrasına dayanılarak çıkarılan işçilerin 2. fıkra uyarınca bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı olarak istihdam edilemeyeceği, davacının sözleşmesinin feshinin bu hükümler uyarınca gerçekleştirildiğinden feshin geçerlilik denetiminin yapılamayacağı, davacı ayrı bir tüzelkişiliğe sahip vakıf personeli olup kaymakamlık açısından husumet şartlarının yerine gelmediği, işin esasına girilmeksizin bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, kararın gerekçe yönünden düzeltilmesi gerektiği gerekçeleri ile yerel mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava dilekçesinde davacının sözleşmesinin 15/08/2016 tarihinde feshedildiğini, feshin aynı gün davacıya şifahi olarak bildirildiğini beyan etmiştir. Davalı taraf fesih tarihi konusunda beyanda bulunmamış, davacının sözleşmesinin feshinin kararlaştırıldığı 15/08/2016 tarihli davalı Vakıf Mütevelli Heyeti Kararı’nı sunmuştur. Davacının sözleşmesinin 15/08/2016 tarihinde feshedildiği konusunda ihtilaf bulunmayıp feshin aynı gün öğrenildiği davacının kabulündedir. Bu durumda davanın 1 aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 15/09/2016 tarihine kadar açılması gerekirken bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra 16/09/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda istinaf başvurusunun bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup kararın bozularak ortadan kaldırılmasını gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 21/04/2017 tarih, 2017/642 Esas, 2017/585 Karar sayılı kararı ve Diyarbakır 1. İş Mahkemesi’nin 16/01/2017 tarih, 2016/1338 Esas, 2017/13 Karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin bulunmadığının tespitine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.