Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38273 E. 2017/18521 K. 20.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38273
KARAR NO : 2017/18521
KARAR TARİHİ : 20.09.2017

MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, ülke genelinde olağanüstü hal ilanına dair kanun kapsamında, devletin milli güvenliği aleyhine faaliyette bulunan oluşum ve gruplarla irtibatlı olduğu gerekçesi ile sözleşmesinin feshedildiğini, hiçbir terör örgütü ile bağlantısı olmadığını, onur kırıcı suçlamaları kabul etmediğini, fesih öncesinde savunmasının alınmadığını belirterek işe iadesine karar verilmesini, işe başmatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat ve alacakların belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin olağanüstü hal kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameye uygun olarak devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan yapı ve oluşumlarla irtibatlı olduğu gerekçesi ile İş Kanunu 25/2. maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, davacının Fetö terör örgütü ile bağlantısı olduğu yönünde güçlü şüphe uyandığı, feshin geçerli nedene dayandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın İstinaf başvurusu üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, valilik kararı ve savcılık soruşturması bulunmasının fesih için yeterli olduğu, mahkemenin dava dosyasındaki delilleri değerlendirmesinde ve karar gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin 22/07/2016 tarih, 29778 sayılı resmi gazetede yayımlanan ülke genelinde olağanüstü hal ilanına dair kanun kapsamında feshinin, geçerli sebep oluşturup oluşturmadığı konusundadır.
Anayasanın 120. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasının ( b)bendine gereğince ülke genelinde olağanüstü hal ilanına dair karar 22/07/2016 tarih 29778 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır.
23/07/2016 tarih, 29779 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hümünde Kararname ile 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu kapsamda Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen Kurum ve kuruluşları, yargı mensupları, kamu görevlilerine ilişkin alınacak tedbirler açıklanmıştır.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi, 22/07/2016 tarih, 29778 sayılı resmi gazetede yayımlanan ülke genelinde olağanüstü hal ilanına dair kanun kapsamında, devletin milli güvenliği aleyhine faaliyette bulunan oluşum ve gruplarla irtibatlı olduğu gerekçesi alınan 25/07/2016 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince haklı sebeple feshedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek dava reddedilmiştir. Davacı tarafın istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçe ile esastan reddedilmiştir. Dosya, davacının temyiz isteği üzerine Yargıtaya gelmiş olmakla fesih gerekçesinin haklı sebep teşkil edip etmediğinin irdelenmesine gerek bulunmamaktadır.
Ne var ki, feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı konusunda yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda, davacının iş sözleşmesinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalıdan sorulmalı; Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/21420 sayılı dosyası ile yürütüldüğü anlaşılan soruşturma içeriği ile ilgili davacı hakkında ceza davası açılıp açılmadığı; davacının devletin milli güvenliği aleyhine faaliyette bulunduğu belirlenen dernek ve gazetelere üyeliği bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Davacı, hakkındaki idari soruşturma evrakları ile Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının Terörle Mücadele, Kaçakçılık ve Organize suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilmelidir. Yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/09/2017 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.