Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38294 E. 2017/18204 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38294
KARAR NO : 2017/18204
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının müvekkili işverenin yanında çalışırken, iş sözleşmesinin 18.12.2008 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca feshedildiğini, davalıya fesih sırasında 32.060,59 TL kıdem tazminatı, 20.256,39 TL ihbar tazminatı, 15.381,82 TL yıllık izin ücreti, 5.133,00 TL prim ve 20 maaş tutarında olmak üzere 121.702,32 TL sosyal paket şeklinde yan ödeme yapıldığını, davalının ödemeleri kayıtsız şartsız kabul ederek müvekkili şirketi ibra ettiğini, davalının daha sonra iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek işe iade davası açtığını, yargılama sonunda işe iadesine karar verildiğinden müvekkili şirketten beş aylık brüt ücret tutarında tazminat ile dört aylık boşta geçen süre ücreti ve sosyal haklar karşılığı 100.055,50 TL tahsil ettiğini, davalıya daha önceden yapılan 20 maaş tutarındaki ek ödemenin iş güvencesine karşı gelmek üzere yapılan bir ödeme olduğunu, davalının ek bir ödeme daha alarak sebepsiz zenginleştiğini belirterek 121.702,32 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 121.702,32 TL tutarındaki ödemenin davalının yıllarca başarılı çalışmaları ile şirkete büyük kazançlar sağlamasının karşılığında ödüllendirme amacıyla yapıldığını, bu ödemenin iş güvencesi tazminatı ile ilgisinin bulunmadığını, diğer taraftan müvekkilinin sebepsiz olarak zenginleştiğinin kabul edilmesi halinde ancak elinde kalan miktarla sorumlu olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda zamanaşımı süresinin dolduğu ve ayrıca taraflar arasında düzenlenen 18.12.2008 tarihli sulh ve ibra sözleşmesine göre de, davacının bu alacağını talep etme hakkının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin 06.06.2016 tarih, 2015/11753 esas, 2016/16551 karar sayılı ilamı ile; somut olayda, davalı işçinin işe iade kararı sonrasında davacı işverene müracaatı sonrasında işe başlatılmamasından mütevellit kendisine yapılan ödemenin tarihinin 29.05.2012 olduğu, dolayısıyla bir tarafın malvarlığında azalma, diğer tarafın malvarlığında ise artışın olduğu bu tarih dikkate alındığında mevcut dava açısından zamanaşımı süresinin dolmadığı, bundan bahisle, işin esasına girilmek suretiyle iş sözleşmesinin feshinden sonra davalı işçiye ödenen 121.702,32 TL tutarındaki ödemenin yan ödeme olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli olup davalının aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında hükmedilen faiz türüne ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davaya konu alacak bakımından yasal faize hükmedilmesi gerekirken, 121.702,32 TL’nin 18/12/2008′ den itibaren değişen oranlarda değişen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hüküm fıkrasının 1. bendinin çıkarılarak, yerine “DAVANIN KABULÜ İLE, 121.702,32 TL’ nin 18/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.