Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38304 E. 2017/18702 K. 21.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38304
KARAR NO : 2017/18702
KARAR TARİHİ : 21.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan … Ltd. Şti. ve birleşen dosya davalılarından … vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte 2002 yılında işe başladığını, … Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları …Eğitim Araştırma Hastanesinde aralıksız olarak çalıştığını, müvekkilinin sebepsiz olarak işten çıkarıldığını beyanla işbu asıl dava yolu ile davalı … Ltd. Şti. kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiş, söz konusu işçilik alacaklarını … 19.İş Mahkemesi’nin 2012/862 esas 2013/358 karar sayılı ve … 12 İş Mahkemesinin 2014/184 esas 2014/90 karar sayılı birleşen davalarla ayrıca davalı … Ltd. Şti., davalı … ve davalı … Bakanlığından tahsilini istemiştir.
Davalıların cevaplarının özeti:
Asıl davada davalı … Ltd. Şti. vekili, zamanaşımı definde bulunarak davacının müvekkili şirket bünyesinde şirketin ihale yoluyla temizlik hizmetlerini yürüttüğü … bağlı … Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları… Eğitim Araştırma Hastanesinde 18.08.2004 – 28.02.2011 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkili şirket ile idare arasında yapılmış olan sözleşme şartları ve süresi ile sınırlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı … Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen davalarda sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davalı … Ltd. Şti. ve davalı … yönünden davanın husumetten reddine, kıdem tazminatı alacağının davalı … ve davalı … Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde karar, birleşen davada taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği gerekçesi ile bozulmuş; anılan bozma ilamına uyulmakla asıl davanın reddine birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve davalılar … Ltd. Şti. ile … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı İş Kanununun 6.maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacının nezdinde çalıştığı davalı önceki alt işveren … Ltd. Şti.’nin dava konusu kıdem tazminatı alacağı yönünden davacının devir tarihindeki ücreti ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120.maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Somut olayda, davacı işçinin, … 19.İş Mahkemesi’nin 2012/862 esas 2013/358 karar sayılı birleşen dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği yazılı fesih bildirimi ve emeklilik belgesine göre davalı işverenlere iş sözleşmesini emeklilik gerekçesi ile feshettiğini bildirdiği ve faiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından kıdem tazminatı alacağına fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmemiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.