YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38462
KARAR NO : 2017/19163
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine ve boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının iş sözleşmesinin 19.07.2016 tarihi itibariyle personel yapısının yeniden değerlendirilmesi sonucu verilen karar neticesinde sona erdirildiğini, fesihten önce ülkedeki siyasi ve ekonomik koşulların değişmiş olması mevcut kurumsal yapı ve uygulamaların bu doğrultuda değişmesi ve kadronun da bu değişmelere uygun hale getirilmesinde mecburiyet olması nedeniyle bu kararın alındığını, davacının ibraname imzaladığını ve bu davayı açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından, işverenin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebebi ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası yaşanan süreçte kadro yapılanmasına ilişkin alınan yönetimsel karar olduğu, bu yönetimsel kararın olağanüstü halin ilanına götüren sebepler dikkate alındığında ve OHAL KHK’larının gerekçeleri ve amaçları gözetildiğinde feshin son çare olması ilkesi denetimine tabi olamayacağı, başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine üyelik, aidiyet ile irtibat ve iltisak noktasında kanaatin subjektif özelliği nedeniyle emsal karşılaştırmasına ve tutarlılık denetimine de uygun olmadığı gerekçesiyle söz konusu yönetimsel karar uyarınca yapılan feshin geçerli nedene dayandığı, bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yönünde hüküm tesisine gidilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesini geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi geçerlilik koşuludur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesi davalı işverence 19.07.2016 tarihinde “Kuruluşumuz ile akdedilen 03.11.2015 tarihli belirsiz süreli hizmet akdiniz 19.07.2016 tarihi itibari ile personel yapısının yeniden değerlendirilmesi sonucu verilen kararla hak ve alacaklarınız tarafınıza ödenmek sureti ile feshedilmiştir.” şeklindeki fesih bildirimiyle sona erdirilmiştir. Ancak davalı işverence personel yapısında ne tür değişikliğe gidilmesinin planlandığı, planlanan yapıda iş sözleşmesi feshedilen davacı işçinin neden yer alamayacağına ilişkin objektif somut verilerin ispat yükü kendisinde olan davalı işverence ortaya konulamadığı, her ne kadar fesihte şekli şartların yerine getirildiği anlaşılmış ise de, içeriğini ispatlayıcı deliller ibraz edilemediği görülmekle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince davanın reddi yönünde tesis edilen hüküm hatalı olmuştur.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2017/178 esas 2017/578 sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının …’de İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 232,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.