YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38466
KARAR NO : 2017/21997
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : 2. İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının yabancı uyruklu olduğunu ve davalı üniversitenin güzel sanatlar fakültesinde öğretim görevlisi olarak çalıştığını, sigorta primlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu belirterek itirazda bulunmuş ayrıca kesin hüküm nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin idari nitelikte olup yargı yolunun caiz olmamasından bahisle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda mahkemece, yabancı uyruklu olan davacının Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanları Tip Sözleşme ile çalıştığı, davacı ile davalı İdare arasında imzalanan sözleşmenin 2547 sayılı Yasanın 34. Maddesi ile 14/10/1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre düzenlendiği, bu tür hizmet sözleşmelerinin niteliğinin idari sözleşme niteliğinde olması nedeniyle davalının göreve ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının davalı üniversite aleyhine açtığı hizmet tespit davasında, davacının davalı … nezdinde 21.04.2003 ila 16.09.2010 tarihleri arasında olmak üzere toplam 2666 gün çalıştığı tespit edilmiş olup, mahkeme kararı Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2014 tarih ve 2014/12087 esas 2014/17149 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda davacının hizmet süresinin belirlenerek taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin olduğunun tespit edilmesi karşısında taraflar arasında hizmet akdi kurulduğu, uyuşmazlığın işçi ve işveren arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkları kapsamında İş Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.