YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38720
KARAR NO : 2017/19355
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davacı ve davalı… AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalılar… A….ile … Tic. Ltd. Şti. aleyhine açtığı asıl davada, terditli olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ödenmeyen ücret alacağı, mümkün olmadığı takdirde, kıdem tazminatı ve ödenmeyen ücret alacağı ile birlikte Ocak 2011 ve Şubat 2011 aylarına ait ücret alacaklarının davalılardan tahsilini; davalı … Ticaret Ltd. Şti. aleyhine açtığı birleşen davada ise ödenmeyen ücret alacağı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle … Ltd. Şti. aleyhine açılan asıl davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden asıl dava ve birleşen davanın her iki davada hükmedilen alacaklar ile ilgili olarak tahsilde tekerrür olmamak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karara karşı yasal süresi içinde, davacı vekili ile davalılardan … Ltd. Şti. vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece bozma öncesinde verilen kararda, davacının ücret alacağının en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bununla birlikte bozma sonrası verilen kararda, usuli kazanılmış hak ilkesine de aykırı şekilde, ücret alacağının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği görülmektedir. Davacının gerek asıl dava gerekse birleşen dava dilekçesinde, ücret alacağının en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği de dikkate alınarak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesine göre ücret alacağına en yüksek mevduat faizi uygulanması gerekirken, yasal faize hükmedilmesi hatalı ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda yazılı sebepten, temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının 2. maddesinin C bendi ile 5. maddesinin C bendinde yer alan “yasal faizi” sözcükleri hükümden çıkarılarak, yerine “en yüksek mevduat faizi” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.