Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38721 E. 2017/19356 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38721
KARAR NO : 2017/19356
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … Dayanıklı Tüketim Mal. Dağ. Paz. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.01.1989-12.12.2009 tarihleri arasında çalıştığını, ücretlerinin ve sosyal haklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, bir kısım işçilik alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini kendi isteği ile feshettiğini, bu sebeple kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının diğer taleplerinin de yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karara karşı yasal süresi içinde davacı ve davalı … Dayanıklı Tüketim Mal. Dağ. Paz. Ltd. Şti. vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur. Bozma kararı ile dava usul ve yasaya uygun bir hale sokulmuş demektir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturur. Bu itibarla, Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme söz konusu uyma kararı ile bağlı olup, bu karardan dönemeyeceği gibi; bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da yeni bir hüküm vermek zorundadır.
Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın Dairemizin 10.12.2013 tarih, 2012/29794 esas, 2013/28657 karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen kararın Dairemizin bozma kararına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece verilen karar, “Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hangi saatler arasında ve haftada kaç gün çalıştığı denetime elverişli şekilde açıklanmadan yılda 270 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Dosya içerisine ibraz edilen ücret bordrolarının bir bölümünde fazla çalışma ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiği ve davacının bordroları itirazi kayıtsız imzaladığı görülmektedir. İmzalı bordrolar ile fazla çalışma ücretinin ödendiği sabit olan dönemler hesaplama dışı tutmaksızın belirlenen toplam fazla çalışma alacağından yapılan toplam ödeme miktarı mahsup edilerek sonuca gidilmiş ise de, bu hesaplama biçimi hatalıdır.
Öncelikle tanık beyanlarına göre belirlenen çalışma düzeni doğrultusunda haftalık 45 saati aşan fazla çalışma süresi tespit edilmeli, ücret bordrolarında tahakkuk bulunan dönemler hesaplama dışında tutulmak sureti ile haftalık dönemler itibari ile ve değişen ücret miktarları esas alınarak hesaplama yapılmalıdır. Hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulması üzerine, dosyanın aynı bilirkişiye tevdii ile bozma doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, bilirkişi tarafından tanık beyanlarına göre haftalık 45 saati aşan çalışma süresinin belirlenmesi ve fazla çalışma ücreti ödenen dönemler dışlanmak suretiyle işçinin her ay değişen ücret miktarına göre hesaplama yapılması gerektiği halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davacının hangi saatler arasında çalıştığına dair bir tespit yapılmadığı, peşin bir kabulle yıllık 270 saat fazla çalışma yapıldığının kabulü ile rapor düzenlenmesi yerinde olmamıştır. Mahkemece farklı bir bilirkişi seçilerek, bozma kararı doğrultusunda düzenlenen denetime elverişli bir bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denilir. Örneğin mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf bakımından usul hukukuna ilişkin kazanılmış bir hak doğar.
Dosya kapsamına göre, Mahkemece bozma öncesi hükümde 2.920,08 TL fazla çalışma alacağının kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı tarafça temyiz edilmemiştir. Davalının temyizi üzerine, kararın fazla çalışma alacağı yönünden bozulduğu ve bozmaya uyulmakla davalı lehihe usuli kazanılmış oluştuğu dikkate alınmadan 2.940,49 TL fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline dair karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 26.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.