Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38769 E. 2017/20286 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38769
KARAR NO : 2017/20286
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence geçerli bir nedene dayanmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinin haklı sebeplere sona erdirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının iş arkadaşına karşı hakaret içeren nitelikte söz ve davranışlar sergilediği ve kusurlu davranışı ile neden olduğu duruma yönelik uzlaşmaz tavrına devam ettiği, yapılan fesih sebeplerinin mevcut olduğu gerekçesiyle işveren tarafından yapılan fesih işleminin haklı nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar vermiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince; tanık beyanları ile davacının iş arkadaşına karşı hakarete varan nitelikte söz ve davranışlar sergilediği bu suretle haklı fesih nedeninin varlığının mevcut olduğu ancak, İş Kanunu 26.maddesi kapsamında davacının söz konusu davranışı öğrenilerek 20/07/2015 tarihinde savunma istemesine rağmen 6 iş günlük süre geçtikten sonra 03/09/2015 tarihinde iş akdinin feshedildiği, artık iş akdinin feshinin haklı değil geçerli fesih haline dönüştüğü, dolayısıyla geçerli fesih hükümleri kapsamında davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının bu şekliyle düzeltilerek ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli ya da haklı nedenle sona erdirilip erdirilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesinde işverenin öğrendiği tarih ve olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı iş günü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak Kanunda belirlenmiştir.
Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü sayılmaz ve takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.
İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün, altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur.
İş sözleşmesinin feshine neden olaraka gösterilen olay, 29/05/2015 tarihinde meydana gelmiş olup, olayla ilgili davacıdan 27/07/2015 tarihinde savunması alındıktan sonra 28/08/2015 tarihli Disiplin Kurulu Kararı ile iş sözleşmesinin feshedilmesine karar verilmiştir. Disiplin Kurulu Kararının feshe yetkili makama tebliğinden itibaren 6 iş günü içinde feshe yetkili makamca iş sözleşmesinin feshedildiği 03/09/2015 tarihinde davacı işçiye bildirilmiştir. Buna göre feshin haklı nedene dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece 6 iş günlük sürenin Disiplin Kurulu Kararının feshe yetkili makamca öğrenilmesinden itibaren başlayacağı hususu gözardı edilerek, davacının savunmasının alınmasından itibaren hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılması isabetli olmamıştır. Kaldı ki, salt İş Kanunu’nun 26.maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçmiş olması feshin geçersizliğine yol açmayabilir. Feshe neden olan eylemin özelliğine göre sözleşme makul bir süre içinde feshedilmişse feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Şu halde iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiş olduğundan davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 65,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.