Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/38961 E. 2017/21849 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38961
KARAR NO : 2017/21849
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde büro işçisi olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca iş yasasından ve sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak müvekkilinin çeşitli tacizlere uğrayarak kendisine mobing uygulandığını ve iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiğini belirterek müvekkilinin iş akdinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine ve 4 aylık ücreti ile diğer işçilik alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ayrıca 30 işçi koşulunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının iş yerini bozan davranışları nedeniyle iş akdinin feshinin geçerli olduğu ve davalı tarafından bu husus ispatlandığından davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; öncelikle 30 işçi koşuluna ilişkin inceleme yapılmış olup, yapılan incelemede, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tüzel kişiliklere sahip olsalar da vakıfların fınansının Bakanlık tarafından gerçekleştirildiği ve işe alınacakların nitelikleri, görevleri, işe alma, çıkarma, tayin, ücretin belirlenmesi gibi özlük işleri ile çalışma koşullarının belirlenmesinde söz sahibi Bakanlık olduğundan işveren yetkilerinin Bakanlıkta olduğu, dolayısıyla iş güvencesi noktasında çalışan işçi sayısının tespitinde tüm Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarındaki işçilerin dikkate alınmasının yerinde olacağı belirtilerek davacının iş güvencesi kapsamında olduğu sonucuna varılmıştır. Fesih açısından da somut olayda, fesih konusu yapılan her bir eylem için uyarı, ikaz ve ücretten kesme cezası verildiği, davacının bunun dışında soruşturma ve disiplin cezası konusunu oluşturan eylemleri dışında başkaca bir eylemine fesih bildiriminde rastlanılmadığı, aynı eylem için birden fazla ceza verilemeyeceğinden ve yeni bir eylem olmadığı takdirde fesih aynı eylemler sayılarak verilmiş mükerrer bir ceza niteliğinde olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, 30 işçi koşulu noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olup, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre fesih döneminde davalı vakıfta 4 kişinin çalıştığı görülmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09/06/2017 gün ve 2016/3 E., 2017/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile kurulan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olup, ayrı işyeri olan bağımsız işveren oldukları bu nedenle her vakıf için işyeri düzeyinde toplu iş sözleşmesi yetkisi verilebileceği; iş güvencesi hükümlerinden yararlanmanın ön koşullarından olan işçi sayısı tespit edilirken her vakıf yönünden sadece kendi işçi sayısının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre, davalı … işyerinde 30’dan az işçinin çalıştığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca. Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2017/419 esas ve 2017/424 karar sayılı ve … 1. İş Mahkemesinin 2016/4 esas, 2016/787 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hâzineye irad kaydına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 94,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.