YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38978
KARAR NO : 2017/20484
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca … Orman Ürünleri Teks. San. ve Tic. AŞ’nin Organize Sanayi Bölgesi, 3.cadde No:17, Bolu adresinde bulunan tek işyeri dikkate alınarak, anılan işyerinde 104 işçinin çalıştığı, bunlardan 62’sinin … İş Sendikası üyesi olduğundan bahisle çoğunluk tespiti yapıldığını, firmanın aynı işkolunda faaliyet gösteren, öteden beri ve fiilen aynı işkolundaki (ağaçla ilgili) işlerin yapıldığı; … / …, … / …, … / …,… / … adreslerinde bulunan toplam 5 işyeri karşısında isletme düzeyinde çoğunluk tespiti yapılması zorunluluğuna uyulmadığını belirterek, …’nın … İş Sendikası lehine tesis ettiği çoğunluk tespit işleminin iptali ile 27.03.2013 başvuru tarihi itibarıyla yasanın aradığı çoğunluğu sağlayamadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, idare tarafından yapılan inceleme sonucunda söz konusu işyerlerinde 104 işçinin çalıştığı, 62 işçinin adı geçen sendikaya üye olduğu tespit edildiğini, müvekkili idare tarafından yapılan incelemede …’ de bulunun iki (2) işyerinin İşkolları Tüzüğünün 5 nolu “Dokuma, Hazır Giyim ve Deri” işkolunda yer aldığı, … ilinde bulunan bir (1) işyerinin 15 numaralı Taşımacılık işkolunda yer aldığı ve … ilinde bulunan bir (1) işyerinin de İş Kolları Tüzüğünün 16 sıra numaralı “Gemi Yapımı ve … Taşımacılığı Ardiye, Antrepoculuk” işkolunda yer alması nedeniyle işletmeye dahil edilmediğinin anlaşıldığını, ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … İş Sendikası vekili, davacı tarafın itirazının sadece işletme niteliği bulunduğu iddiası ile sınırlı olduğunu ileri sürerek hiçbir somut delillere dayanmayan itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Mahkeme kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Toplu iş sözleşmesi yetkisi, toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip kuruluş veya kişinin belli bir toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için Kanunun aradığı niteliğe sahip olmasını gösterir.(GÜNAY, Cevdet İlhan: İş Hukuku Yeni İş Yasaları, …, 2013, s. 942.)
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Yetki” başlıklı 41. maddesinin birinci fıkrasına göre “Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünün üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
6356 sayılı Kanun’un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” başlıklı 42. maddesine göre ise “Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir. Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir. İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir. Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz…”
Yine aynı Kanun’un “Yetki İtirazı” başlıklı 43. maddesine göre de, “Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir. İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde üçünden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz. İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve karar temyiz edildiği takdirde Yargıtay tarafından on beş gün içinde kesin olarak karara bağlanır. 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde üçünü üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
Diğer taraftan, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 79. maddesine göre “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.”
6356 sayılı Kanun’un 2/1-c maddesine göre görevli makam; işyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlıktır.
Dosya içeriğinden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 01.04.2013 tarihli kararı ile davacı işverene ait tek işyerinde, davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığının tespit edildiği, davacı işverenin ise yetki tespitinde nazara alınması gereken başkaca işyerleri de bulunduğu gerekçesiyle tespite itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı Bolu İş Mahkemesi’nin 12/12/2013 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 24/02/2014 tarihli ilâmıyla özetle işletme niteliğinin tespiti gerekçesiyle araştırmaya yönelik bozma kararı verilmiştir. Bilahare Bolu İş Mahkemesince, 02/04/2015 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek, dosya … İş Mahkemesi’ne gönderilmiş ve … 4. İş Mahkemesince işin esası incelenerek temyize konu hüküm kurulmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Bolu İş Mahkemesince, inceleme konusu davada uygulanması söz konusu olmayan “grup toplu iş sözleşmesi”ne dair yetki kuralına istinaden yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta, yetki tespitine konu işyeri Bolu’da bulunmaktadır. Diğer taraftan, dosya içeriğine göre işletme merkezi adresinin de “Organize Sanayi Bölgesi 3. cad. No:17 …” adresi olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, dava konusu işyeri ve işletme merkezi Bolu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bağlı bulunduğundan, temyiz konusu davada, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi olan … İş Mahkemesi kesin yetkilidir. Bu itibarla, Mahkemece, 6100 sayılı Kanun’un 114/1-ç ve 115/2. maddeleri gereğince yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.