YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39181
KARAR NO : 2017/24183
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
BÖLGE ADLİYEMAHKEMESİ:… 8. Hukuk Dairesi
DAVATÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde kaynakçı olarak mekanik bakım atölyesinde 06.04.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, davacı ve arkadaşlarının 2016/Mart ayından itibaren sendikaya üye olduğunu, işverence istifa etmeyen işçilerin yıllık izne çıkartılarak izin dönüşü iş akdinin 07.04.2016 tarihinde sendikal nedenle feshedildiğini, önce 7 işçi sonra 3 işçi olmak üzere sendika üyesi işçilerin işine son verildiğini, sendikal örgütlenmeyi öğrenen işverence işçilere baskı uygulanıp servis saatlerinin değiştirildiğini, yemekhaneye içilemeyecek su konulduğunu, fabrika müdürü … tarafından işçilerin tehdit edildiğini, kıdemi 6 ayı bulmayan işçilerinde iş akitlerinin feshedildiğini, sendikadan istifa eden iki işçinin tekrar işe alındığını belirterek, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve 4 aylık ücret, sosyal yardımlar ve davacının 1 yıllık brüt ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminatın ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı mekanik bakım ve onarım atölyesinde 9 işçinin çalıştığını, tesis içi arızaların azalması, bölümün maliyetinin yüksek olması nedeniyle bakım onarım işinin profesyonel uzman kişilerden sağlanmasının uygun olacağına karar verilip 01.04.2016 tarihinde Entim Ltd. Şti. ile sözleşme imzalandığını, sendikal fesih iddiasının mesnetsiz olduğunu, işyerinde faaliyette bulunduğu söylenilen sendikanın ülke barajı açısından % 03 düzeyinde bulunduğunu, sendikanın yetki alabilmesinin imkansız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmiş, ancak feshin sendikal nedenle yapıldığı iddiasın da davacı tarafından ispatlanamadığı kanaatiyle sendikal tazminata hükmedilmemiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin, sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2009/9-373 esas sayılı kararında; maddi bir olay niteliği taşımayan niyetin ve saikin sendikal nedenlerden kaynaklandığının ispat güçlüğü ortadadır. İşverenin dış dünyaya yansıttığı görünüşteki iradesi (geçerli veya haklı nedene dayanarak yaptığı fesih işlemi) ile gerçek iradesi arasındaki perdeyi kaldırmanın ve gerçek iradesine (saikine) ulaşarak buna hukuki sonuçlar bağlamanın tek yolu fiili karinelerdir. Sendikal fesih karinesi; işçi ve işveren tarafından işverenin görünüşteki fesih iradesinin arkasına geçerek, gerçek fesih iradesi ve amacının sorgulayacak nitelikte açık ve kesin olan, iş ilişkisinin devamı sürecinde kronolojik olarak gerçekleşen olaylardan hareketle işçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetinin işvereni fesih işlemine yönelttiği şeklinde hakimin çıkardığı sonuçlardır. Sendikal fesih karinesi iş hukukuna özgü fiili karine olup işçi ve işveren tarafının iddialarının doğruluğu hakkında hakimin kanaat oluşturmasına yarayan; çalışma yaşamı, sendikal yaşam, toplu görüşmeler, iş ilişkileri ve iş yargısı tecrübelerine dayanan değer yargılarıdır. Bu sonuçlar ve değer yargıları feshin sendika üyeliği veya sendikal faaliyet nedeniyle yapıldığı iddiasını artırıyor ise sendikal fesih karinesinin varlığı kabul edilmelidir şeklinde karar vermiştir.
Davalı işyerinde 01.03.2016 tarihi itibariyle 53 işçi çalışmaktadır. Bu işçilerden 49’u Dev Maden İş Sendikasına üye olmuştur. İşçilerin sendikaya üye olduğunun işverence öğrenilmesine üzerine yönetici … ve … tarafından işyeri yemekhanesinde toplantı yapıldığı tarafların kabulündedir. …, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu müfettişine verdiği ifadesinde “sendika üyeliği ile sağlayacakları menfaatlerin, sendika üyesi olmadan da işveren tarafından verildiğini işçilere söylediklerini, ancak baskı yapmadıklarını” beyan etmiştir. İşyerinde çalışmaya devam eden… isimli işçi iş müfettişine verdiği ifadesinde “…üyelik tarihinden 15 gün sonra istifa ettiğini, istifa etmesi konusunda işyeri yetkilileri tarafından baskı yapılmadığını ancak sendika üyeliğinden istifa etmesinin iyi olacağının söylendiğini…” belirtmiştir. İşyerinde çalışmakta olan… isimli işçi iş müfettişine verdiği ifadesinde “…üyelik tarihinden 10 gün sonra istifa ettiğini, sendika üyesi olması durumunda işverenliğin zor duruma düşeceği işyerinin kapatılacağı işsiz kalabileceklere, sendika üyeliğinden ayrılması durumunda işlerin eskisi gibi süreceği şeklinde baskı yapılması nedeniyle sendika üyeliğinden istifa ettiğini” belirtmiştir. Yine işyerinde çalışmaya devam eden …, … ve … isimli işçilerin iş müfettişine verdikleri ifadelerinde “sendikaya üye olduklarını, üyeliklerinin halen devam ettiğini, sendika üyeliğinden sonra işyeri yöneticileri tarafından üyelik ayrılma konusunda baskı yapıldığını, 12 işçinin sendika üyeliğinden vazgeçmemeleri nedeniyle işten çıkartıldıklarını, bu çıkartılan işçilerin bakım ünitesinde çalıştıklarını ve bölümün kapatılmasının sebep olarak gösterildiğini, sendika üyesi olan işçilerin iş makinası ile yapılan işlerin kazma kürek ile yaptırıldığını, iş sözleşmesi sona erdirilen işçiler tarafından dava açılması üzerine baskıların sona erdirildiğini” belirtmişlerdir.Bir gurup işçinin müracaatı üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişince hazırlanan inceleme raporunda davalı işverenin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen sendika özgürlüğüne aykırı şekilde hareket edildiği belirtilmiştir.Mahkemece dinlenen davacı tanıkları …, … ve …’da sendikaya üye olduktan sonra işveren tarafından sendika üyeliğinden istifa etmeleri hususunda baskıya maruz kaldıklarını iş makinası ile yapılacak işlerin kazma ve kürekle yaptırıldığını, servis arızalanarak denilerek 3-4 km. yürütüldüklerini, yemekhanede içme suyu olarak kirli suların koyulduğunu, işe girmelerine aracı olan kişilere gidilerek sendikadan ayrılmaları konusunda ikna edilmeleri için yardım istendiğini, sendikacılığın komünistlik olduğunun söylendiğini, sendikadan istifa eden işçilerin cep telefonlarından E-Devlet hesapları açtırılarak istifa edip etmediklerinin kontrol edildiğini, işçilerin bir araya gelmelerinin engellendiğini, davacının çalıştığı bakım onarım bölümündeki sendikalı işçilerin üyelikten istifa etmemeleri nedeniyle bu bölümün kapatılarak iş sözleşmelerinin feshedildiğini belirtmişlerdir.
Mahkemece dinlenen davalı tanığı … sendikalı işçilerin üyelikten ayrılmaları için baskı yapmadıklarını, davacının çalıştığı bakım onarım bölümünün işletmesel karar gereği kapatılarak bu işin taşeron firmaya verilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini beyan etmiştir.
16 işçi işverenin yapmış olduğu toplantıdan sonra üyelikten istifa etmiştir. Aralarında davacının da bulunduğu bakım onarım bölümünde çalışan 9 işçinin iş sözleşmesi ise 30/03/2016 tarihinde alınan işletmesel karar üzerine bu bölümün kapatılması gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Yine bu bölümde çalışan … ,… ve … isimli işçilerin işyeri müdürü …’yı darp etmeleri nedeniyle iş sözleşmeleri sona erdirilmiştir. İşyerinde bu fesihler ve üyelikten istifalardan sonra sendikalı olarak çalışan işçi sayısının 21’e düştüğü, işyerinde çalışan işçi sayısı dikkate alındığında, sendikanın yetki talep edebilmesi için gerekli çoğunluğu sağlayamayacak durumun ortaya çıktığı görülmektedir. Sonuç olarak davacının kaynakçı olarak çalıştığı, 2016 yılının Mart ayında işyerinde sendika üyeliği konusunda yoğun bir yönelme başladığı, davalı şirketin işletme müdürünün bunu öğrendikten sonra işçileri toplayıp istifa etmeleri şeklinde konuşma yaptığı, kepçeyle yapılacak işin kazma kürekle yaptırıldığı işçilerin zorunlu izne gönderilip, izin dönüşü de çıkışlarının verildiği, davacının iş sözleşmesinin mekanik bakım onarım bölümünün kapatılması gerekçesiyle feshedildiği, davacıya yeni bir iş teklifinde bulunulmadığı, davalının fesih bildiriminde dayanılan yönetim kurulu kararının sendikalaşmanın yapıldığı Mart ayının son günlerinde 30.03.2016 tarihinde alındığı, şirketin organizasyon yapısındaki değişiklik sebebiyle feshedildiğinin bildirildiği ve vasıflara uygun pozisyonların araştırıldığı bildirilmişse de iddia edilen araştırmanın somutlaştırılmadığı ve hangi bölümde niçin istihdam edilemediğinin bildirilmediği,… Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 24.05.2015 havale tarihli müzekkere cevabında fesihten 6 ay sonrasında beş yeni işçilerin alındığı, davacının iş akdinin fesih tarihi olan 07.04.2016 tarihinden sonra 15.04.2016 tarihinde yeni işçi alındığı anlaşılmıştır. Şirketin en başından itibaren zarar ettiği belirtilmesine rağmen, bakım onarım bölümünün kapatılması kararının işçilerin sendikaya üye olmalarından sonra alındığı, tüm deliller ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı birlikte değerlendirildiğinde feshin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/3. maddesine aykırı olarak yapıldığı 6356 sayılı Kanun’un 25/4 ve 5. maddesine göre sendikal tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.Bu gerekçeler ile sendikal tazminatın kabulüne dair … Bölge Adliye 9. Hukuk Dairesinin 2017/1527-1839 sayılı kararı Dairemizin 2017/40702 esas sayılı ilamıyla onanmıştır. Yine İlk Derece … 2. İş Mahkemesince feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle sendikal tazminata hükmedilmiş ve … Bölge Adliye 7. Hukuk Dairesinin 2017/2053-1637 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı Dairemizin 2017/40590 esas sayılı ilamıyla onanmıştır.
Açıklanan nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi ve … Bölge Adliye Mahkemesi 8. HD. kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesi ile feshin sendikal nedene dayandığının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2017/1525 esas, 2017/1241 karar sayılı ve KDZ. Ereğli 1. İş Mahkemesinin 2016/247 esas, 2017/76 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının iş sözleşmesi sendikal nedenle feshedildiğinden 6356 sayılı Yasanın 25/5 maddesi gereğince davacı işçinin işverence işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni ve talep gözetilerek takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4-Davacının işe iadesi için işverene süresinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakların davalıdan tahsilinin gerektiğinin tespitine,
5-Kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı yararına 1.980.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Alınması gereken 31,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 29.20 TL harcın mahsubu ile ile bakiye 2.20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan 314,45 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, gider avanslardan kullanılmayanların İlk Derece Mahkemesince ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının talebi halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ ne gönderilmesine, 06.11.2017 gününde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.