YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39245
KARAR NO : 2017/19186
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteklere ilişkin olarak hafta tatili ücreti talebinin reddine, diğer alacak kaleminin kesinleştiğinde bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme, temyiz edilen miktarın kesinlik sınırı altında kalması sebebi ile davalı vekilinin temyiz istemini 05.06.2017 tarihli ek kararı ile reddetmiştir. Temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek karar davalı tarafça süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Her ne kadar hafta tatili ücreti talebinin reddine karar verilmiş ise de diğer alacak kalemleri hakkında usulüne uygun herhangi bir hüküm kurulmadığından ve herhangi bir miktara da hükmedilmediğinden temyiz edilen miktarın kesinlik sınırı altında kaldığının kabulü isabetli olmamıştır. Bu sebeple mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin verdiği 05.06.2017 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, …Belediyesi alt işverenleri niteliğindeki taşeron firmalarda fiilen çalışmaya başladığını ve iş akdinin 30.03.2014 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden ve ihbar süresi dahi verilmeden feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil, yıllık izin, hafta tatili, fazla mesai ücretleri alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Belediye, davacının, 6360 sayılı Yasa gereği tüzel kişiliği sona eren …Belediyesi ile personel çalıştırmaya dayalı hizmet alım işini yürüten … personeli olduğunu ve belediyelerinde şahsi sicil dosyasının ve özlük evraklarının bulunmadığını, ayrıca belediyenin resmi kurum olması sebebi ile fazla çalışma söz konusu olduğu takdirde fazla çalışanlara ücretlerinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Bozma ilamına uyulan Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle isteklere ilişkin olarak hafta tatili ücreti talebinin reddine, diğer alacak kaleminin kesinleştiğinde bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı Belediye vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile … Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulunun – 2007/14-778 esas, 2007/611 karar, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 esas, 2008/7142 karar sayılı ilamı).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu sebeple bozma kararından sonra da mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 esas-604 karar ve HGK. 2012/9-851 esas 2012/705 karar 10.10.2012 sayılı kararlarında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesine uygun olmalıdır.
Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 17.10.2016 tarihli ilamı ile; “Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde hafta sonu tatillerinin ilk günü dahil olmak üzere çalıştığını iddia etmiş, davalı ise belediyenin resmi bir kurum olması nedeniyle davacının olağandışı çalışmalarının tamamının ücretinin bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına göre 13.02.2012 tarihinden itibaren davacının 2 haftada bir hafta tatilinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücretine dair talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacının dava dilekçesindeki beyanından haftanın 6 günü çalıştığı anlaşılmakla, davacının bu beyanı kendisini bağlamaktadır. Bu durumda davacı işçi 4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesine göre yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkını kullanarak çalışmaktadır ve 24 saat dinlenme süresinin altında hafta tatili yaptığını da iddia etmediği görülmekle davacının hafta tatili ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.” denilmek suretiyle mahkemenin 03.02.2016 tarihli kararı bozulmuştur.
Somut olayda; bozma ilamına uyulan Mahkemece hafta tatili ücreti alacağı haricindeki diğer alacak kalemleriyle de ilgili olarak usulüne uygun açıkça yeniden hüküm kurulması gerekirken yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, “yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.