Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/39599 E. 2017/20458 K. 04.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39599
KARAR NO : 2017/20458
KARAR TARİHİ : 04.10.2017

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir neden olmaksızın sendikal nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve on iki aylık ücreti tutarında sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin görevini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, performans düşüklüğü nedenleriyle geçerli olarak feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iş sözleşmesinin sendikal sebeplerle feshedildiği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının on iki aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, Davalı işverenin davacının iş sözleşmesini davranışlarından kaynaklanan nedenle feshettiği ve tazminatlarını ödediği, davalı işverenin davranışlara dayanmasına rağmen davacının savunmasını almadığı, iş sözleşmesinin işveren tarafından geçersiz fesihle sona erdirildiği, davacı işçinin işe iadesinin gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İşverence yapılan feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanun’un 20 ve 21. madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun’un yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
İşçi, feshin sendikal sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.Dosya içeriğine göre, dinlenen tanıklar davacı ile birlikte işten çıkartılan işçiler olup davalı ile husumetlidir. Mahkemece davacının üyesi olduğu sendikadan, yukarıda anılan hususların sorulduğu ancak sendika tarafından gönderilen cevabi yazıya göre sendikal feshe dair bazı noktaların yeterince aydınlanmadığı görülmektedir.Bu sebeple, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve davalı işverenden işyerinde fesih tarihi ve sonrasında sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, üye olup iş sözleşmesi feshedilen, sendikadan istifa eden işçi sayısı ve istifa tarihlerinin ve sendika üyesi olup işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığının, yetki tespiti başvurusunda bulunulup bulunulmadığının sorularak feshin sendikal sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.