YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39641
KARAR NO : 2017/21281
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Belediyeye ait işyerinde 21/10/2006-16/04/2013 tarihleri arasında çalıştığını değişen alt işverenler bünyesinde çöp toplama işinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı…. ve Temizlik İnş. Tur Gıda Peyzaj A.Ş. vekili, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, zamanaşımı def’i ileri sürdüklerini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, zaman aşımı def’ini ileri sürdüklerini, husumet itirazlarının olduğunu, müvekkili davalı belediyenin asıl işveren konumunda olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen kararın, Dairemizin 18.04.2016 tarihli ilamı ile “davalı asıl işverenin kamu işyeri olduğu, davacı şahitlerinden birinin işverene karşı aynı nitelikte davalarının bulunduğu, beyanlarında 05.00-21.00 saatleri arasında çalıştıklarını beyan etmelerine rağmen hangi işleri yaptıklarını ve neden fazla çalışma yaptıklarını açıklamadıkları dikkate alınarak bu hususlar açıklığa kavuşturulduktan sonra davacının fazla çalışma bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, ayrıca hafta tatiline rastlayan günler ile ilgili olarak hafta tatili ücreti hesaplandığı dikkate alınmadan, mükerrer ödemeye sebebiyet verecek şekilde, aynı süre için ayrıca fazla çalışma alacağı hesaplanmasının hatalı olduğu” gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karara karşı yasal süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili temyiz yoluna başvurmuştur
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davacının haftanın 4 günü 05.00-16.00 saatleri arasında (günde 1,5 saat ara dinlenmesi düşüldükten sonra) toplam 38 saat çalıştığı; cumartesi, pazar ve pazartesi günleri ise (05.00-21.00 saatleri arasında günde 16 saat çalışmakla birlikte) ara dinlenme süresi düşüldükten sonra 11 saat çalıştığı kabul edilerek, böylece haftalık çalışma süresinin 71 saat ve haftalık fazla çalışma süresinin 26 saat olduğu benimsenmiş ve buna göre fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu kararın Dairemizce davalı işyerinin kamu kurumu olduğu, davacı tanıklarından birinin husumetli olduğu hususları gözetilerek, davacının işyerinde hangi işleri yaptığı ve neden fazla çalışma yaptığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği yönünden bozulmasına üzerine, mahkemece bozmaya uyularak davacı tanıkları yeniden dinlenmiş ve davacının her gün 05.00’da işe başladığı, cumartesi pazarına gittiğinde 18.00-19.00’ a kadar, pazar pazarına gittiğinde ise gece 24.00’e kadar çalıştığı, diğer günler 17.00’ye kadar haftanın 7 günü çalıştığı benimsenerek, 27.03.2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının fazla çalışma ve hafta tatili alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ne var ki, bu kabul şekli dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Somut olayda davacı ile aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan …’a ait Dairemizin emsal 2014/12063 esas sayılı dosyasında olduğu gibi, davacının günde bir saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile buna göre fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekir. Kararın belirtilen sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Fazla çalışma ücretinin hesabı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya kapsamına göre, bozma öncesi bilirkişi raporu ile bozma sonrası bilirkişi raporu arasında davacının fazla çalışma ücretine esas ücretinin belirlenmesi konusunda çelişki olduğu anlaşılmaktadır. Oysa, bozmanın kapsamı davacının fazla çalışma yaptığı süre ile sınırlı olup, davacının fazla çalışma alacağına esas günlük ücreti ve saat ücreti bozma konusu yapılmamıştır. Buna rağmen bozma sonrasında düzenlenen ve hükme esas alınan 29.03.2017 tarihli raporda davacının 01.01.2013-16.04.2013 dönemindeki %50 zamlı saat ücreti, bozma öncesi raporda belirtilen 7,35 TL yerine 6,52 TL olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının gerek son dönem saat ücreti, gerekse dönemsel diğer saat ücretlerini hatalı olarak belirlediği, böylece fazla çalışma alacağı hesabının da hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek, fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması bozma sebebidir.
4-Bir diğer uyuşmazlık zamanaşımına uğrayan alacak miktarının tespiti konusundadır.
Mahkemece verilen kararın Yargıtayca fazla çalışma ve hafta tatili alacakları yönünden bozulması üzerine, bu alacak kalemleri ile ilgili olarak verilen önceki karar, hukuka aykırı hale gelir. Bu karar çerçevesinde tespit edilen zamanaşımına yönelik değerlendirmeler de aynı şekilde hukuka aykırı hale gelir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, alacak kalemleri miktar yönünden değiştiği takdirde, zamanaşımına uğrayan ve uğramayan alacak miktarlarının yeniden belirlenmesi zorunlu hale gelir.
Somut olayda, mahkemece bozma sonrasında düzenlenen 29.03.2017 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, anılan raporda, bozma öncesinde farklı bir bilirkişi tarafından düzenlenen 15.12.2014 tarihli rapora atıf yapılarak, o raporda belirlenen zamanaşımına uğrayan alacak miktarının toplam alacaktan mahsubu yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Bu hesap ve değerlendirme şekli hatalı olup, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamıştır.
Belirtilen sebeplerle, konusunda uzman, önceki raporu düzenleyen bilirkişiden farklı bir bilirkişi seçilmek suretiyle, gerek fazla çalışma alacağının yukarıda açıklanan esaslar dairesinde yeniden hesaplanması, gerekse zamanaşımı def’i hususunda değerlendirme yapılması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.